Çatışmalar, siyasi istikrarsızlık, iklim değişikliği ve ekonomik zorluklar gibi krizler nedeniyle evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan insan sayısı giderek artıyor. Zorla yerinden edilen kişi sayısı rekor düzeye ulaşarak 122 milyona çıkmış durumda. Ülke içinde yerinden edilmiş kişiler, mülteciler ve göçmenlerin %60’ından fazlası şehirlerde sığınacak yer arıyor. Bu yıl 6 Ekim tarihine denk gelen Dünya Habitat Günü’nün yeni teması ise kentsel krizlere müdahale ve kentsel yerinden edilmelere dikkat çekiliyor.
Günümüzden 30 yıl önce, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, herkesin yeterli bir barınma alanını hak ettiğini savunan fikri teşvik etmek adına önemli bir adım atarak, Ekim ayının ilk Pazartesi gününü “Dünya Habitat Günü” olarak kabul etti. Ardından bu özel gün, ilk kez 1986 yılında “Barınma Benim Hakkımdır” temasıyla kutlandı.
Dünya Habitat Günü aracılılığıyla tüm dünyaya, hepimizin şehirlerimizin ve kasabalarımızın geleceğini şekillendirme gücüne ve sorumluluğuna sahip olduğumuz mesajı verilmeye çalışılıyor. Yanı sıra evsizlerin yaşadıkları zorlukları öne çıkarmak, çatışma sonrası yeniden yapılanmada liderliği desteklemek, yerleşimleri geliştirmek ve kentsel yaşam kalitesini iyileştirmek de amaçlar arasında yer alıyor.
Göçün Şehirler Üzerindeki Baskısı Artıyor
2050 yılına gelindiğinde, dünya nüfusunun yaklaşık %70’inin şehirlerde yaşayacağı öngörülmekle birlikte bu durum, kapsayıcı kentsel planlama ve sürdürülebilir kalkınma ihtiyacının aciliyetini gözler önüne seriyor. Tüm küresel çabalara karşın ekonomik dayanıklılık ve daha sürdürülebilir bir kentsel geleceğe geçiş açısından, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) hayata geçirilmesinde yanı sıra şehirlerin ve yerleşim yerlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesini amaçlayan küresel bir çerçeve olan BM’nin Yeni Kentsel Gündem’inin uygulanmasında hâlâ süregelen zorluklar bulunuyor.
Özellikle yoksulluk, eşitsizlik ve iklim değişikliği gibi sorunlar, şehirlerin adil büyümesi ve dayanıklılığı önünde ciddi engeller teşkil ediyor. Çatışmalar, siyasi istikrarsızlık, iklim değişikliği ve ekonomik zorluklar gibi krizler nedeniyle evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan insan sayısı giderek artıyor. Zorla yerinden edilen kişi sayısı rekor düzeye ulaşarak 122 milyona çıkmış durumda. Ülke içinde yerinden edilmiş kişiler, mülteciler ve göçmenlerin %60’ından fazlası şehirlerde sığınacak yer arıyor ve bu durum yerel sistemler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Mevcut tablo, bir yandan kentleşmeyi hızlandırırken diğer yandan şehirlerin yapısını önemli ölçüde değiştiriyor.
Şehirleri Dönüştürecek Çözümlere İhtiyaç Var
Mevcut gerçeklik nedeniyle Dünya Habitat Günü’nün 2025 teması “Kentsel Krizlere Müdahale” olarak belirlendi. Bu yıl Kenya’nın başkenti Nairobi’nin ev sahipliğini yaptığı etkinliklerde bu temayla, iklim değişikliği ve çatışmalar gibi şehirleri etkileyen çoklu krizlerle mücadeleye odaklanılıyor. Bununla birlikte çoklu krizlerin yol açtığı eşitsizlik sorunlarına dikkat çekiliyor; etkili müdahale araçları ve yaklaşımları teşvik ediliyor.
Tema ayrıca nüfusların istikrar kazanmasına yardımcı olan, aynı zamanda refahı sağlayan ve toplumsal uyumu güçlendiren sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve dönüştürücü çözümleri öne çıkarmayı da hedefliyor. Yanı sıra kentsel ve bölgesel planlamanın, kapsayıcı kentsel yönetişimin ve yerel yönetimlerin, yerinden edilme sorunlarına sürdürülebilir çözümler geliştirmedeki rolüne vurgu yapılıyor.







