#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Su

Yoğun Su Tüketen Sanayilerin Sürdürülebilir Su Yönetimine Yatırımları Yetersiz

Suyun sürdürülebilir yönetimi ile rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteren yeni bir rapora göre, sektörlerin büyük kısmı suyun kritik öneminin farkında olsa da yatırımlar henüz potansiyel seviyeye ulaşmış değil. Bununla birlikte Türkiye’de gıda endüstrisinin %30’u, tekstil sektörünün %40’ı ve kağıt endüstrisinin %7’si su kıtlığı çeken havzalarda faaliyet gösteriyor. 

Garanti BBVA’nın Türkiye Bilişim Vakfı’nın Başlangıç Noktası platformu işbirliğiyle hayata geçirdiği “Sanayide Su Verimliliği” araştırması, Türkiye’de su tüketiminin en yoğun olduğu üç ana sektörü –gıda, tekstil ve kağıt üretimi– mercek altına aldı. Çalışma, hem Türkiye’nin 25 havzasının su potansiyelini hem de bu sektörlerin bölgesel dağılımlarını analiz ederek, su stresi yaşayan bölgelerdeki üretim risklerini ortaya koyuyor.

WhatsApp Image 2025-11-17 at 09.48.47

Rapor, suyun sürdürülebilir yönetimi ile rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Sektörlerin büyük kısmı suyun kritik öneminin farkında olsa da yatırımlar henüz potansiyel seviyeye ulaşmış değil.

Araştırma bulgularına göre, imalat sektöründe kullanılan suyun %88’i doğrudan üretim sürecinde, proses suyu olarak kullanılıyor. Bu oran, suyun yalnızca yardımcı bir kaynak değil, üretimin temel girdilerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Sanayi Üretimi Su Stresi Altındaki Bölgelerde Yoğunlaşıyor

Buna karşın, sektörlerin büyük kısmı suyun kritik öneminin farkında olmasına rağmen yatırımlar henüz potansiyel seviyesine ulaşmış değil. Türkiye’de gıda endüstrisinin %30’u, tekstil sektörünün %40’ı ve kağıt endüstrisinin %7’si su kıtlığı çeken havzalarda faaliyet gösteriyor. Bu oranlar, sanayi üretiminin su stresi altındaki bölgelerde yoğunlaşmaya başladığını gösteriyor.

Türkiye genelinde soğutma suyu hariç deşarj edilen atık su oranı %93’ün üzerinde. Bu oran, üretim süreçlerinde kullanılan suyun neredeyse tamamının geridönüşüme kazandırılmadan sistemden çıktığı anlamına geliyor. Su kıtlığı riski açısından Marmara ve Küçük Menderes havzaları nüfus yoğunluğu ve büyüme hızı bakımından en hassas bölgeler olarak öne çıkıyor.

Araştırma ayrıca, imalat sanayisinin toplam su çekiminin yaklaşık %13’ünü oluşturduğunu, buna rağmen su verimliliği odaklı teknolojik yatırımların sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Endüstriyel tesislerin önemli bir kısmı hâlâ geri kazanım sistemlerini yalnızca yasal zorunluluklar çerçevesinde uyguluyor. Ancak proses sularının arıtma ve filtrasyon sonrası tekrar kullanımı ile su maliyetinin düşürülebileceği ve verimliliği artıracağı vurgulanıyor.