#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
5.0 Dijital

Yeşil Geleceğin Anahtarı: 5.0 Dijital Çağ’da Eczacılık ve Çevresel Sürdürülebilirlik

Dijital Çağ 5.0, insan-merkezli teknoloji odaklı çözümleri sürdürülebilirlik ve çevre koruma ile birleştirerek geleceğin eczacılığını yeniden şekillendiriyor. İlaç endüstrisi, enerji ve kaynak tüketimine dayalı büyük bir sektör olduğu için 5.0 Dijital Çağ’ın sunduğu dijital yenilikler, çevresel sürdürülebilirliği artırmada önemli bir fırsat sunuyor.

Prof. Dr. Oğuz ÖZYARAL, Antalya Belek Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Mikrobiyolog ve Koruyucu Sağlık Uzmanı, [email protected], [email protected]

Dijital Çağ 5.0, sadece teknolojik yeniliklerle sınırlı kalmayıp küresel ısınmaya ve çevre krizlerine karşı sürdürülebilir çözümler sunan yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Eczacılık sektöründe ise bu devrim, çevreye dost üretim süreçlerinden atık yönetimine kadar pek çok alanda dünya ekosistemine katkı sağlayarak yeşil bir geleceğin anahtarını sunuyor.

Dijital Çağ 5.0’ın Çevresel ve Sürdürülebilir İlaç Yönetimi: Temiz Bir Gelecek için Teknoloji

Dijital Çağ 5.0, insan-merkezli teknoloji odaklı çözümleri sürdürülebilirlik ve çevre koruma ile birleştirerek geleceğin eczacılığını yeniden şekillendiriyor. İlaç endüstrisi, enerji ve kaynak tüketimine dayalı büyük bir sektör olduğu için 5.0 Dijital Çağ’ın sunduğu yapay zeka, büyük veri, blokzincir ve IoT (Nesnelerin İnterneti) gibi dijital yenilikler, çevresel sürdürülebilirliği artırmada önemli bir fırsat sunuyor. Eczacılık sektöründe bu teknolojilerin entegrasyonu, fosil yakıt kullanımından kaçınarak doğaya dost bir üretim ve tüketim süreci yaratma potansiyeline sahip.

  1. Yapay Zeka (AI) ve Büyük Veri ile Sürdürülebilir İlaç Üretimi ve Yönetimi

Veri Analitiği ve AI Tabanlı Üretim Optimizasyonu

Yapay zeka ve büyük veri teknolojileri, ilaç üretim süreçlerini daha verimli hale getirerek enerji tüketimini ve ham madde israfını en aza indirir. Üretim süreçlerinde gereksiz enerji tüketimini azaltan bu optimizasyon, fosil yakıt kullanımını da minimuma indirir. Aynı zamanda zararlı kimyasalların kullanımını azaltarak çevre dostu bir üretim süreci sağlar.

Çevresel Etki: Daha az enerji ve kaynak kullanımı, daha düşük karbon ayakizi ve tehlikeli kimyasal atıkların azaltılması. Bu, ilaç endüstrisinin çevre üzerindeki karbon ayakizini küçülterek küresel ısınma ile mücadelede önemli bir adım atar.

Tahmine Dayalı Analizler

Yapay zeka tabanlı tahmine dayalı analizler, ilaç talep trendlerini tahmin ederek aşırı üretim ve tedarik zinciri israfını engeller. Bu sayede yalnızca ihtiyaç duyulan miktarda ilaç üretilir, gereksiz üretim ve dağıtım süreçlerinin çevreye olumsuz etkileri minimize edilir.

Çevresel Etki: Aşırı üretim ve atıkların önlenmesiyle doğal kaynakların korunması, enerji ve su israfının azaltılması. İlaç israfının önlenmesi, atık yönetiminin iyileştirilmesi ve çevreye zararlı emisyonların minimize edilmesi sağlanır.

Eczacilik2 k
Tasarım: Oğuz Özyaral

Kişiselleştirilmiş Tıp

Yapay zeka, hastaların ihtiyaçlarına uygun kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturarak gereksiz ilaç kullanımını önler. Bu sayede ilaç israfı azalır ve çevreye zararlı ilaç kalıntıları ile toksik atıkların miktarı düşer.

Çevresel Etki: Gereksiz ilaç kullanımının önlenmesi, çevreye atılan ilaç kalıntıları ve toksik atıkların azaltılması. Bu, ilaçların doğal ortama zarar vermesini engelleyerek ekosistemlerin korunmasına yardımcı olur.

  1. Akıllı Sensörler ve IoT ile Sürdürülebilir İlaç Atık Yönetimi

İlaç Atık İzleme Sistemleri

Nesnelerin İnterneti (IoT) sensörleri, ilaçların kullanım sonrasında çevreye zarar vermeden nasıl imha edileceğini izleyebilir. Bu sensörler, ilaç atıklarının güvenli bir şekilde geridönüşüm veya imha süreçlerine yönlendirilmesini sağlar.

Çevresel Etki: İlaç atıklarının yanlış imha edilmesinden kaynaklanan su ve toprak kirliliği önlenir. Bu, ekosistemlerin korunmasına ve çevreye zarar vermeyen atık yönetimi sistemlerinin oluşturulmasına katkı sağlar.

Su Kirliliği İzleme

Akıllı sensörler, su kaynaklarına karışan ilaç kalıntılarını erken tespit edebilir ve bu kirliliklerin önlenmesi için su arıtma tesislerinde daha etkili yöntemler kullanılmasına olanak sağlar.

Çevresel Etki: Su kaynaklarının korunması, ekosistemlerin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Suya karışan ilaç kalıntılarının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve sağlıklı su kaynaklarının devamlılığına katkıda bulunur.

  1. Blokzincir ile Şeffaf ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri

Blokzincir Tabanlı Tedarik Zinciri İzleme

Blokzincir teknolojisi, ilaçların üretimden tüketiciye kadar izlenmesini sağlayarak gereksiz üretim ve sahte ilaçların piyasaya sürülmesini engeller. Bu teknoloji, sürdürülebilir tedarik zincirlerinin şeffaflığını artırır.

Çevresel Etki: Doğal kaynakların gereksiz tüketilmesinin önlenmesi, ilaç üretiminde kaynak israfının azaltılması ve daha verimli bir tedarik zinciri yönetimi. Çevresel etkileri minimuma indirilmiş bir ilaç dağıtım ağı sağlanır.

Karbon Ayakizi Takibi

Blokzincir teknolojisi, ilaçların üretim ve dağıtım süreçlerinde karbon ayakizini takip ederek çevre dostu üretim süreçlerinin teşvik edilmesine olanak sağlar.

Çevresel Etki: Daha düşük karbon emisyonları ve çevreye duyarlı tedarik zincirleri oluşturulur. İlaç endüstrisindeki karbon salımı azaltılır, bu da küresel ısınmaya karşı önemli bir adım atılmasını sağlar.

  1. Dijital Sağlık ve Telemedisin

Uzaktan Sağlık Hizmetleri

Telemedisin çözümleri, hastaların ilaçlarını uzaktan izleyerek gereksiz ilaç kullanımını azaltır. Gereksiz reçetelendirme ve aşırı ilaç tüketimi engellenir, bu da ilaç israfını ve çevresel etkileri en aza indirir.

Çevresel Etki: Gereksiz ilaçların üretiminden kaynaklanan çevresel etkiler azalır. İlaç israfı önlenir, çevreye bırakılan ilaç kalıntılarının miktarı azalır. 

E-İlaç Reçeteleri

Dijital reçeteler, ilaç tüketiminin izlenmesine olanak sağlar ve ilaçların yanlış imha edilmesinden kaynaklanan çevresel etkiler en aza indirilebilir.

Çevresel Etki: Atık yönetimi iyileştirilir ve ilaçların çevreye zarar vermeden geri dönüştürülmesi sağlanır. Bu, çevre kirliliğini ve ilaç kaynaklı biyolojik zararları azaltır.

  1. Sürdürülebilir Dijital İnovasyonlar

Yeşil Kimya ve Dijital Ar-Ge

Dijital simülasyonlar, çevre dostu ilaçların geliştirilmesini hızlandırabilir. Yeşil kimya ilkeleri doğrultusunda biyolojik olarak kolayca parçalanabilen, toksik olmayan ilaçlar üretilebilir.

Çevresel Etki: Kimyasal atıkların ve çevresel kirliliğin azaltılması. Doğal ortama bırakılan ilaçların çevreye zarar vermemesi sağlanarak ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilirliği desteklenir.

  1. Dijital Eğitim ve Farkındalık

Dijital platformlar aracılığıyla toplumun ilaç kullanımı ve atık yönetimi konularında bilinçlendirilmesi sağlanabilir. Bu sayede insanlar, ilaç israfını ve çevreye zarar veren imha yöntemlerini azaltmak için daha bilinçli hale gelir.

Çevresel Etki: Toplumsal farkındalık artırılarak ilaçların yanlış imhasının önüne geçilir ve çevreye zararlı atıkların miktarı azaltılır.

  1. Otonom Lojistik ve Drone Teknolojisi ile Temiz Dağıtım

Otonom Araçlar ve Drone’lar ile İlaç Dağıtımı

Otonom araçlar ve drone’lar, ilaçların dağıtımında fosil yakıt kullanımını azaltarak karbon emisyonlarını büyük ölçüde düşürebilir. Özellikle acil ilaç teslimatlarında enerji verimliliği artırılarak çevre dostu çözümler sunulur.

Çevresel Etki: Karbon emisyonlarının azaltılması ve fosil yakıt kullanımının en aza indirilmesi. Bu teknolojiler, geleneksel lojistik yöntemlerine kıyasla daha az enerji tüketir ve ilaç dağıtımında çevre dostu bir alternatif sunar.

Genel Çevresel Katkı: Dijital Çağ 5.0’ın Temiz Geleceği

Dijital Çağ 5.0 teknolojileri, ilaç yönetimi ve çevresel sürdürülebilirlik alanında bir devrim yaratarak fosil yakıtlardan kaçınan, yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik eden ve doğaya zarar vermeyen çözümler sunar. Yapay zeka, büyük veri, blokzincir ve IoT gibi yenilikçi teknolojiler, ilaç üretiminden atık yönetimine kadar her aşamada enerji verimliliğini artırır, karbon emisyonlarını düşürür ve doğal kaynakların korunmasını sağlar. Bu sayede, ilaç endüstrisinin çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirilir ve küresel ısınma ile mücadelede önemli bir adım atılmış olur.

Dijital Çağ 5.0, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için büyük bir potansiyele sahip. Bu teknolojiler hem insan sağlığını hem de çevreyi koruyarak gelecekte daha yaşanabilir ve temiz bir dünya yaratma hedefine hizmet eder.

“Dijital Çağ 5.0 ile eczacılık, sadece insan sağlığını değil, gezegenimizin geleceğini de iyileştiriyor.”

Prof. Dr. Oğuz Özyaral

Prof. Dr. Oğuz Özyaral, MBA, Mikrobiyolog, Koruyucu Sağlık Uzmanı, Yazar

[email protected]

Herkes

Gıda Güvenliğinden Herkes Sorumlu

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon insan, yani neredeyse her 10 kişiden 1’i tükettikleri gıda nedeniyle hastalanıyor; bu da yılda 420 bin önlenebilir ölüm anlamına geliyor. Her yıl 7 Haziran tarihi Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kabul edilirken, günün 2025 teması ise “Gıda Güvenliğinden Herkes Sorumludur” olarak belirlendi. Tema; küresel ölçekte ülkeler, karar vericiler, özel sektör, sivil toplum ve genel kamuoyunu gıda güvenliği konusunda harekete geçmeye çağırıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 20 Aralık 2018’de, 7 Haziran tarihini “Dünya Gıda Güvenliği Günü” olarak kabul etti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üye ülkeler ve ilgili diğer kuruluşlarla işbirliği içinde koordine ettiği günle, gıda kaynaklı risklerin önlenmesi, tespiti ve yönetimi konusunda farkındalık yaratarak harekete geçmeyi teşvik ediyor.

Yılda Her 10 kişiden 1’i Tükettikleri Gıda Nedeniyle Hastalanıyor

Halihazırda dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon insan, yani neredeyse her 10 kişiden 1’i tükettikleri gıda nedeniyle hastalanıyor; bu da yılda 420 bin önlenebilir ölüm anlamına geliyor.

Yeterli miktarda güvenli ve besleyici gıdaya erişim, yaşamı sürdürmek ve sağlığı teşvik etmek için hayati öneme sahip. Öte yandan zararlı bakteri, virüs, parazit veya kimyasal maddeler içeren güvensiz gıdalar, ishalden kansere kadar uzanan 200’den fazla hastalığa neden olabiliyor.

Güvensiz gıda, insan sağlığı ve ekonomiler için de bir tehdit oluştururken bu durum orantısız şekilde başta kadınlar, çocuklar ve çatışmalardan etkilenen topluluklar ve göçmenler olmak üzere dezavantajlı kişileri daha fazla etkiliyor. Bu nedenle “Dünya Gıda Güvenliği Günü” insanların gıda güvenliği konusunda bilinçlenmelerini sağlamak, hastalıkların nasıl önlenebileceğini göstermek, sektörler arası işbirliği yaklaşımlarını tartışmak, çözüm yollarına dikkat çekmek ve daha güvenli gıda alışkanlıklarının benimsenmesini desteklemek için önemli bir araç.

Gıda Standartlarına Uyulmalı ve Sağlıklı Gıdalar Tercih Edilmeli

Bu özel günün 2025 teması ise “Gıda Güvenliğinden Herkes Sorumludur” olarak belirlendi. Eylem odaklı tema; küresel ölçekte ülkeler, karar vericiler, özel sektör, sivil toplum ve genel kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyor.

Gıdanın nasıl üretildiği, saklandığı, işlendiği ve tüketildiği, gıda güvenliğini doğrudan etkilediğinden, küresel standartlara uymanın, etkili düzenleyici gıda kontrol sistemleri kurmanın, temiz suya erişim sağlamanın, iyi tarım uygulamalarını benimsemenin ve tüketicilerin sağlıklı gıda tercihi yapma becerilerini artırmanın önemine vurgu yapılıyor. Temayla ayrıca, gıda kaynaklı hastalıkların azaltılmasına yönelik olarak tarımda, balıkçılıkta, okullarda ve kreşlerde, sokak yemeği satışı yapan yerlerde, ev ortamında, geleneksel gıda pazarlarında ve iş yerlerinde gıda güvenliğini geliştirmeye yönelik stratejiler oluşturulması çağrısında da bulunuluyor.