
“Dünya Bilgi Kalkınma Günü”, sürdürülebilir kalkınma ile küresel ölçekte bilginin eşit şekilde yayılımı arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Gün aracılığıyla az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle zengin ülkeler arasındaki “dijital uçurum”a özellikle dikkat çekilerek uluslararası işbirliğiyle bunun giderilmesi çağrısı yapılıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, özellikle gençler arasında bilginin yayılımını geliştirmek ve kalkınmayla ilgili sorunlara yönelik farkındalığı artırmak amacıyla 1972 yılında 24 Ekim tarihini “Dünya Bilgi Kalkınma Günü” olarak kabul etti. Bu tarih aynı zamanda 2. BM Kalkınma 10 Yılı için Uluslararası Kalkınma Stratejisi’nin de kabul edildiği gün.
Kalkınma ile ilgili çalışmaların, daha doğrusu artık sürdürülebilir kalkınmaya dair yürütülen faaliyetlerin temel bir bölümü hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, belirlenen hedefler ve politikalara destek sağlamak amacıyla kamuoyunun harekete geçirilmesini kapsıyor.
Öncelikle Hükümetler Harekete Geçmeli
Kamuoyunun harekete geçirilmesinin öncelikle ulusal kurumların sorumluluğunda olduğunu vurgulayan “Dünya Bilgi Kalkınma Günü”, hükümetlerin, kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla yeni ulusal kurumlar kurmalarını ya da mevcut kurumları güçlendirmelerini talep ediyor. Bunun için de örneğin uzun vadeli bir önlem olarak eğitim müfredatına sürdürülebilir kalkınma odaklı içerikler eklemenin ne kadar yararlı olduğu hatırlatılıyor.
Küresel anlamda tüm çabalara rağmen ne yazık ki, dünya üzerindeki milyonlarca insanın yaşam standardı hâlâ son derece düşük. Bu insanlar çoğu zaman yetersiz beslenmiş, eğitimsiz, işsiz ve temel ihtiyaçlardan yoksun durumdalar.
Nitekim kalkınmanın nihai amacı, bireylerin refahında sürdürülebilir bir iyileşme sağlamak ve bu faydaları herkes için erişilebilir kılmak. Özellikle uluslararası toplumun, bilimin ve teknolojik gelişmelerin sunduğu benzeri görülmemiş fırsatlar çağında, bu fırsatları tüm ülkelerle adil şekilde paylaşma ve küresel ekonomik kalkınmayı hızlandırma yönünde üzerine düşeni yapması gerekiyor.
Yeni Teknolojilere Erişim Eksikliği Büyük Sorun
Dolayısıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerin, Ar-Ge harcamalarını artırmaya devam etmeleri son derece önemli. Diğer yandan bu ülkelerin kalkınma amacıyla bilim ve teknolojiyi uygulama kapasitelerini genişletmek için uygun uluslararası destek de devam etmeli ki, ülkeler arasındaki teknoloji açığı önemli ölçüde azaltılabilsin. Burada da devreye uluslararası işbirliği giriyor.
Bilgi ve iletişim teknolojileri, ekonomik büyümeyi, rekabet gücünü, bilgiye ve bilgiye erişimi, yoksulluğun ortadan kaldırılmasını ve sosyal katılımı teşvik etmek için kullanıldığında, tüm ülkelerin, özellikle gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelerin, küresel ekonomiye entegrasyonu hızlanabiliyor.
Dünya Bilgi Kalkınma Günü de gelişmekte olan ülkelerin yeni teknolojilere erişimde karşılaştıkları başlıca engeller olan yetersiz kaynaklar, altyapı eksikliği, eğitim, kapasite yetersizliği, yatırım ve bağlantı sorunları ile teknoloji sahipliği, standartlar ve bilgi akışı gibi konuların acilen ele alınması çağrısı yapıyor. Bu bağlamda, tüm paydaşlara, gelişmekte olan ülkelere yeterli kaynak sağlamaları, kapasitelerini artırmaları ve karşılıklı mutabakata dayalı teknoloji transferi gerçekleştirmeleri de talep ediliyor.
Bu özel günle tüm bunların yanı sıra bilgi ve iletişim teknolojilerine ve geniş bant bağlantılara erişim konusunda ülkeler arasında gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak ortaya çıkan dijital uçurumun endişe verici olduğuna da vurgu yapılıyor.







