Bilimsel araştırmalar, Türkiye’de hipertansiyon ve diyabet yönetiminin hedeflenen kontrol seviyelerinin oldukça gerisinde olduğunu gösteriyor: Hipertansiyon tedavisinde hedefe ulaşma oranı yalnızca %22,2 iken, tip 2 diyabette hedefe ulaşma oranı %36,7 seviyesinde. Türkiye’de ortak bir çatı altında buluşan 13 uzmanlık ve bir hasta derneği, toplum sağlığını doğrudan etkileyen kritik kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranının artırılması amacıyla “Türkiye 2030’da %50” projesini duyurdu.
Türkiye’de ilk kez 13 uzmanlık derneği ve bir hasta derneği, toplum sağlığını doğrudan etkileyen kritik kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranının artırılması için ortak bir çatı altında buluştu. Bir vakıf tarafından yönetilen Servier Grubu’nun iştiraki olan Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla hayata geçirilen Türkiye 2030’da %50 projesi, hastaların tedaviye uyumunu artırarak hastalık kontrol oranlarını 2030 yılına kadar en az %50’ye yükseltmeyi amaçlıyor.

Veriler Acil Eylem Gerekliliğini Gösteriyor
Proje kapsamında yer alan 14 dernek arasında; Ateroskleroz Derneği, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği, Dahiliye Uzmanları Derneği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği, Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği, Kardiyovasküler Akademi Derneği, Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Metabolik Sendrom Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Girişimsel Kardiyoloji Vakfı, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yer alıyor.
Gelecek Nesillerin Sağlığı ve Refahı için
Dernek uzmanları, açıkladıkları ortak deklarasyonda şu mesajı vurguladı: “Bizler, Türkiye genelinde farklı uzmanlık alanlarında faaliyet gösteren 14 dernek olarak, ülkemizde başta hipertansiyon ve tip 2 diyabet olmak üzere kronik hastalıklarla mücadele eden bireylerin yaşam kalitesini artırmak, komplikasyon risklerini azaltmak ve toplum sağlığını geliştirmek amacıyla ortak bir irade ile hareket etmeye karar verdik.
Ülkemizin gelecek nesillerinin sağlıklı ve refah içinde olabilmesi, sağlık sistemi üzerinde yaratılan yükün azaltılabilmesi için tüm sağlık meslek mensuplarının konu hakkında bilgilendirilmesi, ilgili kamu kurumları da dahil olmak üzere tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının özellikle hipertansiyon, diyabet ve diğer kardiyovasküler hastalıklar, bu hastalıkların temelleri ve tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirilmesi bir zorunluluktur.”
Kontrolün Sağlanamaması Komplikasyon Oranlarını Yükseltiyor
Bilimsel araştırmalar, Türkiye’de hipertansiyon ve diyabet yönetiminin hedeflenen kontrol seviyelerinin oldukça gerisinde olduğunu gösteriyor:
- Hipertansiyon tedavisinde hedefe ulaşma oranı yalnızca %22,2 (Closing the Gap in Global Disparities in Hypertension Control, Lancet & global pooled analysis verileri).
- Tip 2 diyabette hedefe ulaşma oranı ise %36,7seviyesinde (TEMD-2 Çalışması, Endocrine Abstracts 2023).
Bu veriler, hastaların tedaviye erişim imkanı olmasına rağmen kontrolün sağlanamadığını, bunun da komplikasyon oranlarını yükselttiğini açıkça gösteriyor.
DSÖ: “Ölüm Oranları %21 Azaltılabilir!”
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre kronik hastalıklarda tedaviye uyum, sağlık sonuçlarını belirleyen en kritik faktörlerden biri. Tedaviye Uyum: Hastaların doktorları tarafından önerilen yaşam tarzı değişikliklerine uyması ve reçete edilen ilaçları önerildiği şekilde kullanması olarak tanımlanıyor.
Yapılan global çalışmalar:
- Kronik hastalıklarda her 2 hastadan 1’inin tedaviye uyumsuz olduğunu gösteriyor (WHO, Adherence to Long-Term Therapies, 2003).
- Hipertansiyon ve diyabette düşük uyum oranlarının; kardiyovasküler hastalıklar, felç, böbrek yetmezliği ve erken ölüm riskini anlamlı biçimde artırdığı kanıtlandı (Chowdhury R. et al., Eur Heart J., 2013).
- OECD verileri, tedavi uyumunun artırılmasının uzun dönem ölüm oranlarını %21 azaltabileceğini gösteriyor (OECD Health Working Paper No.105, 2018).
- Aynı rapora göre, Avrupa’da yüksek uyum ile yıllık 125 milyar euro sağlık harcaması tasarrufu sağlanabilir (OECD Avrupa Sağlık Ekonomisi Analizi, 2018).
Bu sonuçlar, tedaviye uyumun yalnızca bireysel sağlıkla sınırlı kalmadığını; ülke ekonomisi, sağlık harcamaları ve iş gücü üretkenliği açısından da milli bir önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Sistemin Sürdürülebilirliğini Tehdit Ediyor
Türkiye’deki düşük uyum oranının sağlık sistemi üzerindeki yükü artırdığını belirten uzmanlara göre; Türkiye’de hipertansiyon tedavisine başlayan hastaların %50’si ilk yıl içinde tedaviyi bırakıyor (Lemstra M. et al., Patient Prefer Adherence, 2018). Tedaviye uyumsuzluk, diyabet komplikasyonlarını tetikliyor (Aikens et al., Diabet Med, 2013). Uyum azaldıkça hastaneye yatışlar %20’ye kadar artış gösteriyor (DiBonaventura M. et al., Patient Prefer Adherence, 2014). Bu tablo hem toplum sağlığını hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini tehdit eden bir yük oluşturuyor.
Sözü edilen derneklerin oluşturdukları ortak irade doğrultusunda proje dört ana alanda ilerleyecek.
- Hekim Eğitimleri ve Rehberlik Programları
- Bilimsel rehberlere dayalı eğitimler
- E-learning modülleri
- Webinar serileri
- Hekimlerin hasta iletişimini güçlendirmeye yönelik eğitimler
- Hastalarda Tedaviye Uyumun Artırılması
- “Uyum elçileri” programı
- İlaç hatırlatma mobil uygulamaları
- Kişiye özel bilgilendirme materyalleri
- Dijital takip çözümleri
- Toplumsal Farkındalık Kampanyaları
- Dünya Tedaviye Uyum Günü (27 Mart 2026) kapsamında ulusal etkinlikler
- TV ve radyo kamu spotları
- Influencer işbirlikleri
- Hasta taramaları ve halk bilgilendirme çalışmaları
- Sağlık Sisteminde Optimizasyon
- Kullanılmayan reçeteli ilaç oranlarının azaltılması
- İyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması
Yapılan bilimsel araştırmalar ve OECD analizleri ışığında değerlendirildiğinde, projenin başarılı olması durumunda şu katkılar sağlanacak:
- Hipertansiyon ve diyabet kontrol oranlarında milyonlarca bireyin yaşam kalitesi artacak,
- Kardiyovasküler olaylar, felç, böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlarda belirgin düşüş sağlanacak,
- Ülke çapında erken ölüm oranlarında %20’nin üzerinde azalma potansiyeli oluşacak,
- Sağlık harcamalarında milyarlarca liralık tasarruf sağlanabilecek.








