#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Orman Yangınları

Türkiye’de En Çok Orman Yangınları Haber Oldu

Türkiye’deki 20 bini aşkın online mecrada yayımlanan yaklaşık 61 milyon haber analiz edildi ve hazırlanan rapora göre, 2025’te 3,3 milyon haberle orman yangınları ilk sırada yer aldı.

1 Ocak-30 Aralık 2025 tarihlerinde, 20 bini aşkın online mecrada yayımlanan 60.864.567 haberi anahtar kelime bazlı analiz eden B2Press, dijital basının 2025 gündemini ortaya koydu. Online PR Platformu B2Press’in bu yıl yedinci kez hazırladığı Dijital Basın Raporu’na göre, dünyada savaşların gündemden düşmediği ve küresel dengelerin yeniden şekillendiği 2025’te, yıl boyunca basında en çok konuşulan başlık orman yangınları oldu.

İç ve dış politikada gündemin hız kesmediği 2025’te, Türkiye’deki 20 bini aşkın online mecranın gündeminde 3,3 milyon haberle orman yangınları ilk sırada yer aldı. Ülkemizde günde ortalama 23 yangının kayda geçtiği 2025’te, orman yangınları 3.294.181 haberle dijital basında en çok konuşulan olay oldu. Haziranda ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’nde yoğunlaşan yangınlar, temmuzla birlikte Karadeniz, Marmara ve Akdeniz başta olmak üzere birçok ilde etkisini gösterdi.

Aralık

Aralık Ayında Gözümüzden Kaçmayanlar

Mikroplastik Araştırma Grubu ve Changing Markets Foundation’ın yeni laboratuvar incelemesi, geri dönüştürülmüş polyester içeren ürünlerin yıkanması sırasında ham polyestere kıyasla ortalama %55 daha fazla ve daha küçük mikroplastik parçacığın suya karıştığını ortaya koydu; Yeni bir araştırmaya göre, iklim krizi nedeniyle Avrupa Alpleri’ndeki buzulların yok oluş hızı 2033’e kadar zirveye ulaşacak ve bu tarihe kadar 100’den fazla buzul kalıcı olarak kaybolacak; Türkiye’de bu yıl yağışlı gün sayısı, uzun yıllar ortalamasına göre %14 azalarak 86 gün olarak gerçekleşti.

Gözde İVGİN

Avustralya’da başlatılan yeni programla günün belirli saatlerinde hanelere ücretsiz güneş enerjisi sunuluyor. Yeni uygulamayla şebeke üzerindeki yükün dengelenmesi hedefleniyor.

*

Pew Vakfı, Imperial College London ve Oxford Üniversitesi’nin hazırladığı “Breaking the Plastic Wave 2025” (Plastik Dalgasını Kırmak) başlıklı rapora göre, bir önlem alınmadığı takdirde plastik kirliliği önümüzdeki 15 yılda yaklaşık iki kattan fazla artarak 280 milyon metrik tona ulaşacak. Ayrıca %33’ünü tek kullanımlık ambalajların oluşturduğu plastik üretimi de 2040’ta 450 milyon tondan 680 milyon tona çıkacak.

*

Avrupa Çevre Ajansı’nın yeni raporuna göre, 2023’te Avrupa’da ince partikül madde (PM2.5) kaynaklı 182 bin ölüm kaydedildi; İtalya’da 43.083, Polonya’da 25.268, Almanya’da 21.640 kişi bu nedenle hayatını kaybetti. Avrupa’daki şehirlerde yaşayanların %95’inin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen değerlerin “çok üzerinde” hava kirliliğine maruz kaldığı belirtiliyor.

*

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), Ukrayna’daki Çernobil nükleer reaktörünü çevreleyen koruyucu kalkanın, bu yılın başlarında düzenlenen bir insansız hava aracı saldırısının ardından artık koruma ve güvenlik işlevini kaybettiğini açıkladı.

*

Mikroplastik Araştırma Grubu ve Changing Markets Foundation’ın yeni laboratuvar incelemesi, geri dönüştürülmüş polyester içeren ürünlerin yıkanması sırasında ham polyestere kıyasla ortalama %55 daha fazla ve daha küçük mikroplastik parçacığın suya karıştığını ortaya koydu.

*

Yeni bir araştırmaya göre, iklim krizi nedeniyle Avrupa Alpleri’ndeki buzulların yok oluş hızı 2033’e kadar zirveye ulaşacak ve bu tarihe kadar 100’den fazla buzul kalıcı olarak kaybolacak. Ayrıca aynı koşullar devam ederse yüzyıl sonunda şu an var olan buzulların %80’i tamamen ortadan kalkacak. Araştırmacılar genellikle buzulların kütle ve alan kaybına odaklanırken, bu çalışmada ilk kez yüzyıl boyunca her yıl kaç bireysel buzulun tamamen yok olacağı hesaplandı.

*

Christian Aid’in yeni bir raporuna göre, iklim değişikliğinin daha olası ve şiddetli hale getirdiği aşırı hava olayları, 2025 yılında dünya çapında 120 milyar dolardan fazla ekonomik kayba neden oldu.

*

Türkiye’de bu yıl yağışlı gün sayısı, uzun yıllar ortalamasına göre %14 azalarak 86 gün olarak gerçekleşti.

*

Küresel ısınma leyleklerin göç alışkanlığını değiştiriyor. Son yıllarda iklim krizinin etkisiyle Iğdır’daki leyleklerin bir bölümünün göç etmeden kışı bölgede geçirdiği tespit edildi.

*

Gökova Körfezi’nin doğal sit statüsünü düşürerek bölgeyi yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya bırakan düzenleme, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda Danıştay tarafından kesin olarak iptal edildi.

Gözümüzden Kaçmayanlar

İkizköy

İkizköy’de Zeytinlik Kıyımı: “Köyümüz Göz Göre Göre Yok Edildi!”

Akbelen Ormanı ve İkizköy çevresinde bulunan zeytinliklerin Limak–İçtaş ortaklığı olan YK Enerji tarafından maden sahasının genişletilmesi amacıyla sökülmesi bölge halkından ve yaşam savunucularından tepki gördü. Müdahalenin yargı süreci sürerken yapıldığı vurgulanırken İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık “Bu yapılan yalnızca doğaya değil, köylünün emeğine ve geleceğine de bir müdahaledir. Hukuk yok sayıldı, köyümüz göz göre göre yok edildi” ifadelerini kullandı.

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı ve İkizköy çevresinde bulunan zeytinlikler, Limak–İçtaş ortaklığı olan YK Enerji tarafından maden sahasının genişletilmesi amacıyla söküldü. Yargı süreci sürerken yapılan müdahale, bölge halkı ve yaşam savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı.

Zeytin ağaçlarının sökümü, Danıştay’da yargılaması devam eden bir düzenlemeye dayanılarak gerçekleştirildi. Maden Kanunu’nun Geçici 45. Maddesi kapsamında çıkarılan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürüldü.

Buna karşın sahada fiili uygulamaya geçildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yazılı cevabında Akbelen Orman sahasında en az 151 zeytin ağacının söküldüğünü bildirdi.

Sökümlerin, maden sahasının genişletilmesi amacıyla yapıldığı belirtildi. Düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesi, dava dilekçesini şekli eksiklikler gerekçesiyle reddetti. Karar, işlemin hukuka uygunluğuna ilişkin esas bir inceleme içermedi. Ret gerekçeleri arasında bazı başvurucuların kimlik bilgilerindeki maddi hatalar yer aldı.

Bölge halkı, davanın bireysel bir mülkiyet uyuşmazlığı olmadığını ifade etti. Zeytinliklerin taşınarak linyit maden ocağı açılmasının, yalnızca köylüleri değil Milas ve Yatağan’da yaşayan yurttaşları da etkilediği vurgulandı.

Anayasa’nın 56. Maddesi’nde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği belirtildi. İlk davada verilen ret kararının tebliği haftalar sonra yapıldı. Ret kararının ardından bölge halkı tarafından açılan yeni davada ise yürütmenin durdurulmasına ilişkin bir karar verilmedi. Bu süre zarfında sahadaki söküm işlemleri devam etti.

Henüz izin süreçleri kesinleşmeden Akbelen Ormanı’nda maden faaliyetlerine başlandığı, maden sahasının genişlemesinin önünde engel olarak görülen zeytinliklerin söküldüğü ifade edildi. Bölgenin bu süreçte telafisi güç biçimde tahrip edildiği kaydedildi.

İkizköylüler yaptıkları açıklamada, zeytinlerin hukuka ve vicdana aykırı biçimde talan edildiğini dile getirdi. Açıklamada, “Bu zeytinlerin ahı kalmaz. Sorumlular mutlaka hesap verir” ifadeleri yer aldı.

İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık da sökümlere tepki gösterdi. Işık, yargı süreci devam ederken yapılan müdahalenin kabul edilemez olduğunu söyledi. Zeytinliklerin köylülerin geçim kaynağı ve yaşam alanı olduğunu belirten Işık, “Bu yapılan yalnızca doğaya değil, köylünün emeğine ve geleceğine de bir müdahaledir. Hukuk yok sayıldı, köyümüz göz göre göre yok edildi” dedi.