#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Trump Yönetimi

Trump Yönetimi İklim Krizine Sırtını Dönüyor

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin, iklim krizine karşı mücadeleyi amaçlayan temel uluslararası anlaşmalardan biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) ve çevreyle ilgili 66 uluslararası yapıdan çekilme kararını duyurdu. Eski ABD Başkan Yardımcısı ve iklim aktivisti Al Gore ise “Trump yönetimi ilk günden bu yana iklim krizine sırtını dönüyor” değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) çekildiğini duyurdu. İklim krizine karşı mücadeleyi amaçlayan temel uluslararası anlaşmalardan birinden çekilme kararı, artan sıcaklıklarla mücadeleye yönelik yürütülen küresel çabalardan ABD’nin tamamen izole olması anlamına geliyor.

“ABD’nin Çıkarlarına Aykırı” Gerekçesi

Çarşamba günü yayımlanan bir başkanlık muhtırasında Trump, aralarında 65 kuruluş, ajans ve komisyonun da bulunduğu uluslararası bazı yapılardan, “Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarına aykırı” oldukları gerekçesiyle ayrıldığını söyledi.

UNFCCC anlaşması, iklim kriziyle mücadelede uluslararası işbirliğinin temelini oluşturuyor ve 34 yıl önce yürürlüğe girmesinden bu yana dünyadaki tüm ülkeler tarafından kabul edilmiş durumda. ABD Senatosu da bu sözleşmeyi Ekim 1992’de onaylamıştı.

lim bilimini düzenli olarak bir “dolandırıcılık” ve “aldatmaca” olarak alaya almaya devam etti. Başkanlığı döneminde temiz enerji projelerini ve diğer iklim politikalarını aktif biçimde sekteye uğrattı. Bu tutumuyla, ABD’yi ve diğer ülkeleri, dünya genelinde milyarlarca insanı tehlikeye atan yıkıcı sıcak hava dalgalarına, fırtınalara, kuraklıklara ve çatışmalara yol açan fosil yakıtlara bağımlı kalmaya zorlamaya çalıştı.

“Küresel İşbirliğini Çöpe Atıyor”

ABD Eski Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray’ında üst düzey iklim danışmanı olarak görev yapmış olan Gina McCarthy çekilme kararı için, “Bu kısa görüşlü, utanç verici ve son derece akılsızca bir karar” dedi ve ekledi: “UNFCCC anlaşmasının dışında kalan dünyadaki tek ülke olarak Trump yönetimi, ABD’nin iklim değişikliği konusundaki onlarca yıllık liderliğini ve küresel işbirliğini çöpe atıyor. Bu yönetim, ekonomimizi ileri taşıyacak ve ülkemizi büyük maliyetli felaketlerin yol açtığı yıkımdan koruyacak yatırımlar, politikalar ve kararlar üzerinde etkide bulunma kapasitemizden vazgeçiyor.”

“Çin ile Rekabet Etme Kapasitesini Zayıflatır”

Doğal Kaynakları Savunma Konseyi’nin (Natural Resources Defense Council – NRDC) Başkanı Manish Bapna ise Trump’ın UNFCCC’den çekilme kararını “kaçınılabilir bir hata” ve “kendi kendine zarar verici” olarak niteledi. Bapna, bu adımın, temiz enerji teknolojileri alanında giderek daha baskın hale gelen Çin ile rekabet etme kapasitesini ABD açısından daha da zayıflatacağını söyledi.

Beyaz Saray muhtırasında, ABD’nin Birleşmiş Milletler’in en üst düzey iklim bilimi organı olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nden (IPCC) de çekileceği belirtiliyor. Ayrıca Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, Uluslararası Güneş Enerjisi İttifakı ve Doğayı Koruma Uluslararası Birliği de dahil olmak üzere çeşitli uluslararası çevre örgütlerinden ayrılacağı ifade ediliyor.

Geçen yıl Trump, ülkelerin tehlikeli küresel ısınmayı sınırlama konusunda uzlaştığı Paris İklim Anlaşması’ndan da ABD’nin çekileceğini açıklamış hatta Brezilya’da düzenlenen BM iklim müzakerelerine bir heyet göndermeyi reddetmişti.

“Bu Adım ABD’yi İklim Diplomasisinden Sonsuza Dek Dışlayabilir”

Öte yandan UNFCCC anlaşması Senato tarafından onaylandığı için, Trump’ın bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilip çekilemeyeceği ya da gelecekteki bir başkanın Senato’da yeni bir oylama olmaksızın bu çerçeveye yeniden katılıp katılamayacağı belirsizliğini koruyor. ABD Biyolojik Çeşitlilik Merkezi’nde enerji adaleti direktörü olan Jean Su ise “Bu hukuksuz adımın geçerli kalmasına izin vermek, ABD’yi iklim diplomasisinden sonsuza dek dışlayabilir” yorumunu yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da yönetim tarafından terk edilen anlaşmaların “çoğu zaman ilerici ideolojinin etkisi altında olduğu ve ulusal çıkarlardan kopuk bulunduğu” yönünde bir açıklama yaptı.

İklim Krizi Giderek Artan Bir Bedel Yaratıyor

Oysa iklim krizi, bilimsel bir uzlaşı konusu ve halihazırda ekonomiler ile insanların yaşamları üzerinde ölçülebilir ve giderek artan bir bedel yaratıyor. Örneğin ABD’de, rekor sayıda büyük aşırı hava olayı felaketi sigorta şirketlerini bazı eyaletlerden çekilmeye zorluyor. Bu durum ülkenin gayrimenkul piyasasını sarsıyor. Bilim insanları da küresel sıcaklıkların daha önce üzerinde uzlaşılan eşikleri aşmasının kaçınılmaz olduğunu ve bunun daha da ağır felaketleri tetikleyeceğini uyarıyor.

Eski ABD Başkan Yardımcısı ve iklim aktivisti Al Gore ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Trump yönetimi ilk günden bu yana iklim krizine sırtını dönüyor. ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çekiyor, ülkenin bilimsel altyapısını parçalıyor, seragazı emisyon verilerine erişimi kısıtlıyor ve temiz enerji dönüşümü için hayati öneme sahip yatırımları sona erdiriyor. Bunları petrol endüstrisinin talebiyle yaptılar ve böylece milyarderler gezegenimizi kirletip Amerika’da ve dünya genelinde insanları tehlikeye atarken daha da fazla para kazanabilecekler.”

ABD’nin çekileceği diğer kuruluş ve ajanslar arasında Karbonsuz Enerji Mutabakatı, Birleşmiş Milletler Üniversitesi, Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi, Uluslararası Tropikal Kereste Örgütü, Atlantik İşbirliği Ortaklığı, Pan-Amerikan Coğrafya ve Tarih Enstitüsü, Uluslararası Sanat Konseyleri ve Kültür Ajansları Federasyonu ile Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu da bulunuyor. Bunlara ilaveten, ABD Dışişleri Bakanlığı ek değerlendirmelerin sürdüğünü bildirdi.