#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Sigara İzmaritleri

Sigara İzmaritleri Doğanın Sağlığını da Bozuyor!

Dünya Sağlık Örgütü’nün bir raporuna göre, yaklaşık %80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde olmak üzere sigara içenlerin sayısı 1,3 milyara ulaştı. Sigaranın yalnızca halk sağlığı sorunu olmadığını, doğanın sağlığını da ciddi şekilde etkilediğini vurgulayan uzmanlar, atılan sigara izmaritlerinin rüzgarlarla birlikte su kaynaklarına gittiğini; denizleri ve toprağı kirlettiğini ve zehirli atıklar olduğunu söylüyor.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yayımladığı Tütün Gezegenimizi Zehirliyor başlıklı rapora göre, yaklaşık %80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde olmak üzere sigara içenlerin sayısı 1,3 milyara ulaştı. Sigara içenlerin %75’i ise izmaritlerini sokaklara, parklara, otoyollara ve sahil şeridi gibi halka açık alanlara bırakıyor.

AA’nın haberine göre, sigaranın çevreye verdiği zararlara ilişkin değerlendirmede bulunan Başkent Üniversitesi Sürdürülebilir Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi (BÜÇEM) Müdürü Prof. Dr. Nazmiye Erdoğan, sigaranın yıllarca sadece halk sağlığı sorunu olarak bilindiğini ancak doğa sağlığını da ciddi şekilde etkilediğini vurguladı.

Sigara izmaritlerinin yol kenarları, su kaynakları, plajlar, parklar ve bahçelerde yaygın biçimde görülen önemli bir çevresel sorun olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “O kadar küçük ki sigara izmaritleri, bunların büyük bir çevresel sorun oluşturacağı pek gündeme gelmiyor. Sigara izmaritleri insan sağlığına verdiği zarar kadar doğaya da zarar veriyor” dedi.

Bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarının yetersiz kaldığını ifade eden Erdoğan, sigara izmaritlerinin doğaya atılmasının alışılagelmiş bir davranış haline geldiğini, bu durumun yalnızca Türkiye’ye özgü olmayıp küresel sorun olarak ele alındığını söyledi.

“Sigara İzmariti Zehirli Atıktır”

DSÖ tarafından 31 Mayıs’ın Dünya Tütünsüz Günü olarak ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, DSÖ’nün sadece insan sağlığı üzerinde durmadığını, çevre ve ekosistem sağlığı üzerinde de durduğunu dile getirdi.

Sigara izmaritlerinin küçük olması nedeniyle çevreye verdiği zararın hafife alındığına dikkati çeken Erdoğan, “Atılan sigara izmariti, rüzgarlarla beraber su kaynaklarına gidiyor. Su kaynaklarında balıklar bunu yiyorlar ki orada bir metrekaredeki suya atılan izmarit büyük oranda su kaynaklarını kirletiyor. Denizleri, toprağı kirleten bu atık, zehirli atıktır” ifadelerini kullandı.

“Her Aşamada Çevreye Büyük Zarar Veriyor”

Erdoğan, sigaranın üretiminden tüketimine ve tüketim sonrasına kadar her aşamada çevreye büyük zarar verdiğinin altını çizdi. İzmaritlerin geridönüşümünde ise yalıtım maddeleri ve beton asfaltlar yapıldığına değinen Erdoğan, “Geridönüşüm aşamalarında dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü izmaritler zararlı ve zehirli maddeler olarak belirleniyor. Bunların geridönüşüm aşamalarına geçmeden önce çok sıhhi koşullarda temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Geridönüşüm aşamasına gelinmesi için toplanma aşamasının önemine vurgu yapan Erdoğan, “İzmaritlerin belirli toplanma merkezlerinde toplanıp tekrar değerlendirilmesi gerekiyor. Şu an dünyada 750 milyon kilogram, yani insanların bir günde 6 milyar sigara içtiği varsayılıyor” dedi.

“Dışarı Atılan Atıkların Yaklaşık %60’ı Sigara İzmaritlerinden Oluşuyor”

Pandemi döneminde sigara kullanımında geçici düşüş yaşandığını ancak sonrasında oranların yeniden yükseldiğini dile getiren Erdoğan, dışarıya atılan atıkların yaklaşık %60’ının sigara izmaritlerinden oluştuğunu söyledi.

Sigara filtrelerinin plastik kaynaklı selüloz asetattan üretildiğini belirten Erdoğan, şunları paylaştı: “Bu filtreler UV ışığıyla parçalanabilir ancak yine de parçalanması uzun süre alabilir. Bu önemli bir plastiktir. Bunlar suya girip bozulduğunda mikroplastiklere dönüşüyor. Sigara izmaritlerinin biyoplastik olarak değerlendirildiği ve doğada çözülebildiğine dair yanlış bir algı da var. Doğada 10-15 yıl sonra çözülebiliyorlar fakat çözülme aşamasına gelene kadar da su ve toprak kaynaklarına o kadar çok zarar veriyor ki, tamamen parçalanarak mikroplastik aşamasına geliyor. Denizlere, okyanuslara gidiyor. Son aşamada da bir besin zinciri şeklinde ilerliyor. Biz atıyoruz, balıklar yiyor, sonra yine biz yiyoruz ve balıktaki mikroplastikler de tekrar insan vücuduna dönmüş oluyor.”