#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Avrupa

Ormansızlaşma Yasası İkinci Kez Ertelendi

Sanayiden gelen itirazlar ve yasayı uygulamaya koyacak dijital sistemin henüz hazır olmadığına dair endişeler nedeniyle Avrupa Birliği ülkeleri, ormansızlaşmayı önleme yasasının bir yıl ertelenmesi konusunda anlaşmaya vardı. Büyük gıda şirketleri, yasanın yürürlüğe girmesindeki daha fazla gecikmenin dünya çapındaki ormanları tehlikeye atacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

Avrupa Birliği Konseyi’nin yaptığı açıklamaya göre, sanayiden gelen itirazlar ve yasayı uygulamaya koyacak dijital sistemin henüz hazır olmadığına dair endişeler nedeniyle, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ormansızlaşmayı önleme yasasının bir yıl ertelenmesi konusunda anlaşmaya vardı. Böylece ertelemenin yasalaşması için son engel de ortadan kalktı.

Dünyada bir ilk olacak politika, kakao, palmiye yağı ve orman tahribatıyla bağlantılı diğer ürünlerin AB’ye ithalatını yasaklayacak. Bu ürünleri AB’ye ihraç edecek şirketlerden, ürünlerinin orman tahribatına katkıda bulunmadığını kanıtlayan belgeler talep edilecek.

Başlangıçta Aralık 2024’ten itibaren yürürlüğe girmesi planlanan yasa, AB’nin yeşil gündeminin önemli bir unsuru olarak tasarlanmıştı. Brüksel daha önce yasayı bir yıl ertelemişti ancak bu, kurallara uymanın maliyetli olacağını ve Avrupa’ya ihracatlarını olumsuz etkileyeceğini söyleyen Brezilya, Endonezya ve ABD de dahil olmak üzere sanayi ve ticaret ortaklarının muhalefetini dindirmedi.

Değiştirilen AB yasasına göre, büyük şirketler 30 Aralık 2026’dan itibaren, etkilenen ürünlerde cirosu 10 milyon euro’nun altında olan küçük firmalar ise 30 Haziran 2027’den itibaren bu düzenlemeye uymak zorunda kalacak.

AB, geçtiğimiz eylül ayında, yasayı desteklemek için gerekli bilgi teknolojisi sistemlerinin hazır olup olmadığına ilişkin endişeleri gerekçe göstererek, yasanın yürürlüğe girmesini ikinci kez ertelemeyi önermişti.

Nestlé, Ferrero ve Olam Agri gibi büyük gıda şirketleri, yasanın yürürlüğe girmesindeki daha fazla gecikmenin dünya çapındaki ormanları tehlikeye atacağı konusunda uyarıda bulunmuştu. Politika, AB’nin ithal mal tüketiminden kaynaklanan küresel ormansızlaşmanın %10’una son vermeyi amaçlıyor.

Gönen

Gönen Çayı ve Manyas Kuş Cenneti Kirlilik Tehdidi Altında!

Gönen Çayı ve Manyas Kuş Cenneti’nin sanayi, madencilik ve kanalizasyon kaynaklı kirlilik nedeniyle ciddi tehdit altında olduğunu belirten Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, sulak alanların korunmasının sermaye projelerine terk edildiği eleştirisini getirerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Gönen Çayı ve Manyas Kuş Cenneti’nin sanayi, madencilik ve kanalizasyon kaynaklı kirlilik nedeniyle ciddi tehdit altında olduğunu belirterek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. Dernek, sulak alanların korunmasının sermaye projelerine terk edildiğini vurguladı.

Balıkesir Mahalli Sulak Alan Komisyonu’nun 15 Aralık’ta Valilik Necatibey Toplantı Salonu’nda yapılan toplantısına dernek adına Biyolog Sinan Aykut ve Çevre Mühendisi Zeynep İlhan katıldı.

Gönen Çayı Doğuş Noktasında İçilebilir Nitelikteyken Zehirli Hale Geliyor

Evrensel’de yer alan habere göre, toplantıda Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, Gönen Çayı’nın doğuş noktasında içilebilir nitelikteyken, Gönen OSB arıtma atık suları ve diğer kirletici bağlantılar nedeniyle zehirli hale geldiğini aktardı. Sarı, bu suyla yapılan tarımsal sulamanın da ürünleri olumsuz etkilediğini ifade etti. Vali yardımcısı, Gönen Çayı’ndaki kirliliğin acilen araştırılması talimatını verirken, konunun ocak ayında yapılacak yeni toplantıda yeniden ele alınacağını belirtti.

İki Köyün Kanalizasyon Sorununa Ödenek Yetersizliği

Toplantıda ayrıca Manyas Gölü çevresinde bulunan iki köyün kanalizasyon sorunu gündeme geldi. BASKİ yetkilileri, arıtma tesisi yerine sızdırmasız foseptik projeleri planlandığını ancak ödenek yetersizliği nedeniyle uygulamanın 2026 sonrasına kaldığını açıkladı. Zaman darlığı gerekçesiyle soru-cevap bölümüne geçilemedi, dernek temsilcileri söz alamadı.

Dernek, toplantı öncesinde Balıkesir Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne sunduğu dilekçede, Gönen Çayı, Gönen Deltası, Kocaçay, Manyas Barajı, Manyas Çayı ve Manyas Kuş Cenneti’nin kanalizasyon, çalışmayan arıtma tesisleri, sanayi ve OSB atıkları, endüstriyel tarım, hayvancılık, maden projeleri ve tarım kimyasalları nedeniyle tehdit altında olduğunu vurguladı.

33 Maden Projesi Ekosistemi Geri Dönülmez Biçimde Tahrip Edebilir

Dilekçede ayrıca Bandırma bölgesindeki Ağır Metal Organize Sanayii Bölgesi’nin Manyas Gölü ve Milli Parkı için ciddi risk oluşturduğu, bölgede bulunan 33 maden projesinin de ekosistemi geri dönülmez biçimde tahrip edebileceği ifade edildi.

Dernek, Manyas Gölü’nün Eti Maden, BAGFAŞ ve Ağır Metal OSB tarafından sanayi amaçlı kullanılmasının gölün geleceğini tehdit ettiğini belirterek, bu uygulamanın gölün kurumasına ve canlı yaşamın yok olmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Sulak Alanlar Canlıların Yaşam Alanıdır”

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Sulak Alanlar Yönetmeliği ve Ramsar Sözleşmesi’ni hatırlatarak; kirlilik kaynaklarının tespit edilmesi, sorumluların cezalandırılması, olumsuz etkisi olan maden projelerinin kapatılması ve bölgedeki sanayi, enerji ve madencilik projelerine ÇED süreçlerinde olumsuz görüş verilmesi çağrısı yaptı.

Açıklamada, “Sulak alanlar atık barajı değil, canlıların yaşam alanıdır. Su hayattır” denilerek, Gönen Çayı ve Manyas Kuş Cenneti başta olmak üzere tüm su varlıkları için mücadelenin süreceği vurgulandı.