Geçtiğimiz ay Mersin’in Akdeniz ilçesinde sahil boyunca kıyıya binlerce kefal cinsi ölü balık ile birlikte iki ölü deniz kaplumbağasının vurması yurttaşlarda endişeye yol açtı. 17 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen ve basına yansıyan olayı Meclis gündemine taşıyan Deva Partili Ekmen, “Balık ölümleri yalnızca buzdağının görünen kısmıdır. Mersin’in çevresel yükü sanayi kirliliği, tarımsal drenaj suları ve atık yönetimindeki yetersizlikler nedeniyle her geçen gün artıyor” dedi.
İHA’nın haberine göre, geçen ay Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı sahilinde kıyıya vuran binlerce kefal cinsi ölü balık ve iki ölü deniz kaplumbağası endişeye yol açtı. Çevreye yayılan kötü kokudan rahatsız olan yurttaşlar, balık ölümlerinin nedeninin bir an önce araştırılmasını talep etti.
“Çocuklarımız Denize Giremiyor, Zehirlenmelerinden Korkuyoruz”
Kazanlı Mahallesi sakinlerinden Akan Huddamoğlu, son bir ay içerisinde çok ciddi balık ölümlerinin gerçekleştiğini belirterek, “Burada kefal cinsi balıklar bir ayda ikinci kez öldü. Yetkililerden beklentimiz, çok ciddi bir şekilde bu ölümlerin araştırılması. Burada çocuklarımız denize giremiyor, zehirlenmelerinden korkuyoruz. Burada çok ciddi bir balık zehirlenmesi var. Kazanlı halkı olarak bunun sebebinin araştırılmasını istiyoruz” dedi.
“Bu Balıklar Daha Önce Kıyıya Vurmuyordu”
Sahile yakın bölgede çiftçilik yapan Ahmet Soyaltın ise balıkların zehirlendiğini belirterek, “Bu balıklar daha önce kıyıya vurmuyordu. Bunların zehirlenme ihtimali %99, araştırılması gerekmektedir. Daha önce bu kadar ölü balık yoktu ama bugün daha fazla” dedi.
Yurttaşların durumu bildirmesi üzerine balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, bölgeye giderek araştırma yaptı. Ekipler, kıyıdaki ölü balıkların tamamının “kefal” cinsi olduğunu belirleyerek, balıklardan ve deniz suyundan numune aldı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ise Kazanlı sahilinde kefal balıklarının ve deniz kaplumbağasının kıyıya ölü olarak vurmasını Meclis gündemine taşıdı.
“Mersin’in Çevresel Yükü Her Geçen Gün Artıyor”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Ekmen, bölgedeki çevre kirliliği ve deniz ekosistemindeki olumsuz değişikliklere dikkat çekti. Mersin çevresindeki çevresel yükün ağırlığına işaret eden Ekmen, “Kazanlı ve çevresinde denize doğrudan veya dolaylı olarak deşarj edilen evsel, endüstriyel ve tarımsal kaynaklı atık su deşarjlarının kaynakları, miktarları ve niteliği nedir?” sorusunu sordu.
17 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayın kamuoyunda derin endişe yarattığını hatırlatan Ekmen şunları söyledi: “Basına yansıyan haberlere göre deniz yüzeyi kahverengiye dönmüş, ağır bir koku oluşmuş ve bu durumun her yıl tekrarlandığı ifade edilmektedir. Balık ölümleri yalnızca buzdağının görünen kısmıdır. Mersin’in çevresel yükü sanayi kirliliği, tarımsal drenaj suları ve atık yönetimindeki yetersizlikler nedeniyle her geçen gün artıyor.”
“Kanserojen Bileşen İçeren Tehlikeli Atık Üstü Brandalarla Örtülü Bekletiliyor”
Ayrıca Ekmen, özellikle Kromsan tesislerinin bahçesinde yaklaşık 1,5 milyon metreküp (yaklaşık 2 milyon ton) kanserojen Cr+6 bileşeni içeren tehlikeli atığın 20 yılı aşkın süredir üstü brandalarla örtülü şekilde bekletildiğine dikkat çekerek, “Bu durum yalnızca deniz ekosistemi için değil; toprak, hava ve yer altı suları açısından da büyük bir risk” diyerek olası bir fırtına, sel veya deprem gibi bir doğa olayı halinde bu atıkların çevreye karışmasının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu.
Önergede yer alan sorulardan bazıları şöyle:
- 17 Temmuz 2025 tarihinde Mersin Kazanlı sahilinde meydana gelen balık ve deniz kaplumbağası ölümlerine ilişkin Bakanlığınızca yapılan laboratuvar analizlerinin sonuçları nelerdir?
- Kazanlı ve çevresinde denize doğrudan veya dolaylı olarak deşarj edilen evsel, endüstriyel ve tarımsal kaynaklı atık su deşarjlarının kaynakları, miktarları ve niteliği nedir?
- Kromsan tesisinin bahçesinde yaklaşık 1,5 milyon metreküp Cr+6 bileşeni içeren tehlikeli atığın güncel durumu nedir? Bu atıkların bertarafı için Bakanlığınızca bugüne kadar hangi adımlar atılmış, tesis sorumluları hakkında herhangi bir adli ya da idari süreç başlatılmış mıdır?
- Bakanlığınızın “kirleten öder” ilkesi çerçevesinde, Kromsan ve diğer kirletici sanayi tesislerinin çevresel zararlardan kaynaklanan maliyetleri karşılamasına yönelik yürüttüğü bir mali tahsilat veya hukuki süreç bulunmakta mıdır?








