Günümüzde küresel ölçekte 2,8 milyar insan yeterli konuta erişemiyor. 1,1 milyar insan resmi olmayan yerleşimlerde, gecekondu bölgelerinde yaşarken 300 milyondan fazla insan ise evsiz. Kapsayıcı ve sürdürülebilir şehirlere vurgu yapan 31 Ekim Dünya Şehirler Günü’nün 2025 teması da “insan odaklı akıllı şehirler” olarak belirlendi. Konut krizi küresel anlamda devam ederken, temayla dijital olarak desteklenen çözümlerin, dünya genelinde konut, toprak ve temel hizmetlere erişim konularında bir dönüşüm sağlamak için kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 2013 yılında, 31 Ekim tarihini “Dünya Şehirler Günü” olarak kabul etti. Gün, şehirleri “kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir” hale getirmeyi amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA)-Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar ile doğrudan bağlantılı.
Dünya Şehirler Günü’nde; şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirme hedefine, bu doğrultudaki ilerlemelere ve karşılaşılan zorluklara dikkat çekmeye çalışılıyor. Yanı sıra bu özel günle kentsel gelişim vizyonları konusunda uluslararası farkındalığı artırmak, uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve küresel çabalara katkıda bulunmak da amaçlanıyor.
Dijital Teknolojilerin Gücünü Şehirlere Aktarmak
Dünya Şehirler Günü’nün 2025 yılı teması “insan odaklı akıllı şehirler” olarak belirlendi. Tema, dijital teknolojilerin dönüştürücü gücünün dünya genelinde kentsel yaşamı nasıl şekillendirebildiğine dair artan farkındalıktan yola çıkıyor.
Hem kentsel hem de dijital dönüşümlerle şekillenen çağımızda, şehirler giderek daha fazla dijital teknoloji çözümleri ve verileri kullanarak sakinlerine daha iyi hizmetler sunabiliyor. İnsan odaklı akıllı şehirler, dijital yenilikten yararlanırken teknolojilerin tasarımı ve uygulanması insanların ve toplulukların ihtiyaçları tarafından yönlendiriliyor. Ve bu durum, bir yandan da daha geniş çaplı toplumsal ve çevresel etkileri ortaya çıkarıyor.
Bu yaklaşım, 2016 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilen ve sürdürülebilir kentleşme için küresel bir yol haritası oluşturan önemli bir politika belgesi özelliği taşıyan Yeni Kentsel Gündem (New Urban Agenda) ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin uygulanmasında ilerlemeyi hızlandırmak açısından da hayati önem taşıyor.
2,8 milyar İnsanın Konut Sorunu Var
Dünya Şehirler Günü dijital teknolojinin çağımızın en acil sorunlarından bazılarını ele almak için gerekli bir araç olduğunu göstermeyi amaçlarken, bu sorunlardan en önemlilerinden birini küresel konut krizi oluşturuyor.
Bugün dünya çapında baktığımızda, 2,8 milyar insan yeterli konuta erişemiyor. 1,1 milyar insan resmi olmayan yerleşimlerde, gecekondu bölgelerinde yaşarken 300 milyondan fazla insan ise evsiz.
Yeterli konuta erişim hakkı bir insan hakkı olarak tanınmasına rağmen, bu hak büyük ölçüde gerçekleşmemiş halde. Bu krizin boyutu göz önüne alındığında, dijital olarak desteklenen çözümler, dünya genelinde konut, toprak ve temel hizmetlere erişimi teşvik etmek amacıyla ölçekli ve etkili bir dönüşüm sağlamak için kritik öneme sahip.
Bu konu üzerine bir yandan da BM’nin şehirleşme ve insan yerleşimleriyle ilgili çalışmalar yapan uzman kuruluşu olan Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’nın (UN-Habitat) 2026-2029 Stratejik Planı da ayrıca önem kazanıyor. Söz konusu plan; konut, toprak ve temel hizmetler üzerine yoğunlaşan yeni bir yol haritası sunarken, yeterli konut sağlanamamasının ve gayri resmî yerleşim alanları ile gecekondu bölgelerinin zamanında ele alınmamasının sürdürülebilir kalkınmayı baltalayan ve mevcut eşitsizlikleri derinleştiren zincirleme olumsuz etkiler yarattığı anlayışına dayanıyor.
UN-Habitat ise bu planın uygulanması yoluyla, küresel konut krizine çözüm getirmenin yanı sıra yoksulluk, iklim değişikliği ve insani krizler gibi diğer acil sorunlara da yanıt vererek somut etki yaratmayı hedefliyor.








