#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
BIST 30

İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırması: BIST 30 Şirketlerinde İlerleme Sınırlı

Dördüncüsü yapılan “İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırması: BIST 30 Şirketlerinin 2024 Yılı Görünümü” başlıklı çalışma, bankacılık hariç Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin ESG ve CDP raporlamaları ile kamuoyu açıklamalarına dayanıyor. Çalışmaya göre, 26 şirketin 2024 yılı için sürdürülebilirlik ve iklim performansı sınırlı ilerleme kaydetti.

İklim İçin 350 Derneği ile Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği’nin (SEFiA) birlikte hazırladıkları İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırması: BIST 30 şirketlerinin 2024 Yılı Görünümü yayımlandı. Dördüncüsü yapılan çalışma, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin (bankacılık hariç) ESG ve CDP raporlamaları ile kamuoyu açıklamalarına dayanıyor. Araştırma, değer zinciri boyunca emisyon değerleri, net sıfır olma hedefi ve karbon nötr hedefleri de dikkate alarak şirketlerin stratejik farklılıklarını ortaya koyarken; düşük karbonlu ekonomiye geçiş için ihtiyaç duyulan politika, finansman ve işbirliği mekanizmaları tartışmalarına katkı koymayı amaçlıyor.

Endeksin Çoğunluğu Orta Risk Grubunda

BIST 30 Endeksi’ndeki şirketlerin 2023-24 Sustainalytics risk derecelerine bakıldığında, 2023’te %46 olan ciddi ve yüksek risk oranının 2024’te %24’e gerilediği; düşük riske sahip şirket oranın %12’den %16’ya çıktığı belirtiliyor. Bu dağılıma göre endeks şirketlerinin %60’ı orta risk grubunda bulunuyor. 2023 yılında da endekste bulunan şirketlerden 13’ünün bu yıla kıyasla ESG skorlarını koruduğu belirtilen rapora göre BİM, Şişecam ve Türk Hava Yolları’nın ESG skoru iyileşti. Skoru gerileyen şirketler ise Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik ve Sabancı Holding oldu.

Bu yıl değerlendirmeye alınan şirketlerden, Anadolu Efes, Çimsa, TAV Havalimanları, Türk Telekom ve Ülker Bisküvi’nin performansları orta riskli olarak değerlendirilirken, Migros Düşük ESG Risk grubunda yer aldı. Astor Enerji’nin, geçen sene ve bu yıl olmak üzere iki yıl üst üste raporlama yapmadığı tespit edildi.

İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Konularında Tutarlı Raporlama İhtiyacı

Rapora göre, 2024 yılında sekiz şirket (Astor Enerji, Emlak Konut, Ereğli Demir Çelik, Gübre Fabrikaları, Kardemir, Koza Altın, Petkim, Türk Hava Yolları) hem iklim değişikliği hem de su güvenliği raporlaması yapmadı. Buna ek olarak üç şirketin (Sabancı Holding, Türk Telekom, Turkcell) iklim değişikliği raporlaması yaptığı ancak su güvenliği raporlaması yapmadığı belirtiliyor.

2024 yılında raporlama yapan şirketler arasında Çimsa, Koç Holding, Şişecam ve Türk Telekom olmak üzere dört şirketin iklim değişikliği skoru; Anadolu Efes, Bim, Çimsa, Koç Holding, Pegasus ve Şişecam olmak üzere altı şirketin su güvenliği skoru yükseldi. Buna karşın Ford Otosan, Turkcell Tüpraş ve Ülker Bisküvi’nin iklim değişikliği skoru; Tofaş ve Tüpraş’ın ise su güvenliği skoru geriledi. TAV Havalimanları ise 2024 yılında ilk kez CDP raporlaması yaptı.

Değer Zinciri Emisyonlarında Bütüncül Yaklaşım Neredeyse Yok

Rapor, değer zincirine yönelik 2024 yılı Kapsam 1, Kapsam 2 ve/veya Kapsam 3 emisyonunu açıklayan şirketleri de inceliyor. Buna göre, Kapsam 1 ve Kapsam 2 seragazı emisyonlarını raporlayan şirket sayısı 23 olurken, Kapsam 3 emisyonlarını raporlayan şirket sayısı 15 olarak gerçekleşti. Kapsam 1’e detaylı bakıldığında, 14 şirket emisyonlarını bir önceki yıla göre artırırken, sekiz şirket azalttı. Kapsam 2’de ise 10 şirket emisyonlarını artırırken, 11 şirket azalttı. Kapsam 1 ve Kapsam 2 olmak üzere toplam emisyon değerlerine bakıldığında, 13 şirketin değerleri yükselişteyken, dokuz şirket ilgili toplam emisyon değerini düşürdüğünü beyan etti.

Koza Altın, Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyon değerlerini ilk defa raporladı. Şişecam ise ilk defa Kapsam 3 emisyon değerlerini 2024 yılında yapılan hesaplamaya dahil ederek tüm değer zinciri emisyonlarını raporlayan tek şirket oldu.

Net Sıfır Emisyon Hedefi Veren Şirket Sayısı 16

Rapora göre net sıfır tarihi belirten şirket sayısı 16 oldu. Endekste yer alan diğer 10 şirket ise net sıfır için herhangi bir tarih beyanında bulunmadı. Bu kapsamda Anadolu Efes 2030’da; Aselsan, BİM, Çimsa, Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik, Ford Otosan, Migros, Petkim, Pegasus, Sabancı Holding, TAV Havalimanları, Turkcell, Türk Telekom ve Ülker Bisküvi 2050’de net sıfır olmayı hedefliyor. Kardemir ise net sıfır hedef yılını 2053 olarak belirtiyor.

“İklim Performansı Stratejik Zorunluluk Olarak Değerlendirilmeli”

İklim İçin 350 Derneği Koordinatörü Efe Baysal, raporun, BIST 30 şirketlerinin iklim kriziyle mücadeleye ayak uydurmakta henüz yeterli seviyeye gelemediğini ortaya koyduğunu aktardı. Baysal, sınırlı ilerlemelere rağmen 10 şirketin net sıfır için bir tarih belirlememiş olmasının, reel sektörün karbonsuzlaşma hızı ile iklim krizinin aciliyeti arasındaki uçurumu açıkça gösterdiğini belirterek, “Küresel ticaretin karbon fiyatlaması ve yeşil düzenlemelerle yeniden şekillendiği bu dönemde iklim performansı, şirketlerin rekabet gücü, pazar erişimi ve uzun vadeli varoluşu belirleyen stratejik zorunluluk olarak değerlendirilmeli” dedi.

“Yapısal Eksiklikler Devam Ediyor”

Raporun yazarı SEFiA Kıdemli Analisti Dr. Evrim Özyorulmaz Akcura ise sürdürülebilirlik performansının kurumsal düzeyde izlenmesi ve uluslararası standartlarla uyumlu biçimde raporlanmasının sermaye piyasalarında giderek daha kritik hale geldiğini hatırlattı: “2024 yılı değerlendirmesinde ESG risk dağılımındaki iyileşme, bazı şirketlerin CDP skorlarındaki artış ve emisyon raporlama kapsamının genişlemesi, sürdürülebilirlik bilincinin kurumsal yapılara daha fazla entegre edildiğini gösteriyor. Buna karşın raporlama yapmayan şirketlerin varlığı, bazı göstergelerdeki gerilemeler ve net sıfır hedefi açıklamayan kurumlar, BIST 30’da sürdürülebilirlik olgunluğunun henüz homojen bir düzeye ulaşmadığını ortaya koyuyor. 2024 bulgularına göre ilerlemeler olsa da yapısal eksiklikler devam ediyor. Bu açıdan tam uyumlu bir sürdürülebilirlik dönüşümü için şeffaflığın, tutarlılığın ve hedef netliğinin güçlendirilmesi gerekiyor.”

Şirketlerin

Şirketlerin Geçiş Planlarındaki Eksiklikler Net Sıfır Hedeflerine Ulaşmayı Geciktiriyor

Yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre dünyanın en büyük şirketleri, net sıfırı benimsemekle birlikte uygulama ve hedeflerde yetersiz görünüyor. Araştırma kapsamındaki şirketlerin %64’ünün geçiş planı bulunsa da bu planlar, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik küresel çabaları destekleyecek kadar güçlü değil. Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği izleniyor.

EY’nin yayımladığı ve işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi, 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı.

Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Bununla birlikte barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil.

Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor.

Net Sıfır Hedefi Bulunan Şirketlerin %63’ü Karbon Kredilerine Bağımlı

Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor.

Diğer yandan araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor.

Etkili Yönetişim Eksikliği Çabaları Zayıflatabilir

Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si, fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor.

Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor.

İklim Risklerine Karşı Eylemsizlik Mali Kayba Uğratabilir

Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor.

İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken beş adım ise şöyle:

  1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli.
  2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı.
  3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı.
  4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı.
  5. İşletmeler yapay zekayı sorumlu bir şekilde benimsemeli.