UNEP’in 2024 yılı Gıda İsrafı Endeksi Raporu’nun ortaya koyduğu verilere göre, küresel ölçekte yaklaşık 735 milyon insan açlık çekiyor. Haneler her gün 1 milyardan fazla öğüne denk gelen yenilebilir gıdayı israf ederken, bu miktar dünya genelinde açlıktan etkilenen herkes için günde 1,3 öğüne eşdeğer. Yani dünyada her 11 kişiden 1’i açlık çekerken, her gün 1 milyar öğüne denk gelen gıda ise israf ediliyor.
Küresel nüfus artarken gıda kaybı ve israfıyla mücadele de giderek hayati bir önem kazanıyor. Bu mücadeleyi desteklemek amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 2019 yılında 29 Eylül tarihini “Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü” olarak kabul etti. Kararla sürdürülebilir gıda üretiminin gıda güvenliği ve beslenmeyi teşvik etmedeki temel rolü tanınırken, açlık ve yoksullukla mücadeledeki önemi de vurgulanıyor.
Dünyada her 11 kişiden 1’i açlık çekerken aynı anda her gün tonlarca gıda kaybediliyor veya israf ediliyor. Gıda kaybı ve israfının azaltılması; gıda güvenliği ve beslenmenin iyileştirilmesi, kaynakların verimli kullanılması, açlıkla mücadele, çevrenin korunması ve küresel olarak daha adil bir gıda dağılımının teşvik edilmesi açısından kritik.
Bu mücadele aynı zamanda, ülkeler ve topluluklar tarafından seragazı emisyonlarını azaltmak için kullanılabilecek bir iklim çözümü. İklim değişikliği açısından bakıldığında, gıda kaybı ve israfı günümüzde küresel seragazı emisyonlarının yaklaşık %7’sinden sorumlu ve dünya tarım arazilerinin yaklaşık %30’u, sonunda hiç tüketilmeyecek gıdaların üretimi için kullanılıyor.
735 milyon İnsan Açlık Çekiyor
BM Çevre Programı’nın (UNEP) 2024 yılı Gıda İsrafı Endeksi Raporu da çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Rapora göre, küresel çapta yaklaşık 735 milyon insan açlık çekiyor. Haneler her gün 1 milyardan fazla öğüne denk gelen yenilebilir gıdayı israf ederken, bu miktar dünya genelinde açlıktan etkilenen herkes için günde 1,3 öğüne eşdeğer.
Gıda kaybı ve israfının azaltılması ve düşük karbonlu beslenme biçimlerinin teşvik edilmesi için finansman fırsatları ise büyük ölçüde kullanılmıyor. 2019/2020 yıllarında bu alanlara yıllık yalnızca 0,1 milyar ABD doları yatırım yapıldı. Bu da yıllık ihtiyaç olarak tahmin edilen 48 ila 50 milyar ABD dolarlık miktarın çok küçük bir kısmını oluşturuyor.
Küresel olarak üretilen gıdanın yaklaşık %13,2’si hasat ile perakende arasındaki süreçte kaybedilirken, toplam küresel gıda üretiminin tahmini %19’u ise hanelerde, gıda hizmetlerinde ve perakendede israf ediliyor.
Tarladan Evlere Kadar Giden Uzun Bir Süreç
Gıda kaybı en başta uygun olmayan hasat zamanı, iklim koşulları, hasat sırasında uygulanan yöntemler ve ürünlerin pazarlanmasında yaşanan zorluklar nedeniyle tarlada başlıyor. Ardından uygun olmayan depolama koşulları ve tedarik zincirinin önceki aşamalarında alınan, ürünlerin raf ömrünü kısaltan kararlarla depolama süreci bu israfı artırıyor.
Gıda israfı ise perakende düzeyinde mağazalarda başlıyor, daha sonra tüketici kaynaklı israfla devam ediyor. Tüketici kaynaklı israf genellikle yetersiz alışveriş ve yemek planlaması, aşırı satın alma, etiketlerdeki ifadelerin yanlış anlaşılması ve evde yetersiz saklama koşulları nedeniyle oluşuyor.
Gıda kaybı ve israfının azaltılması, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar) arasında da yer alıyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile UNEP, “Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü” takibinden sorumlu başlıca kuruluşlar olarak, SKA hedefleri doğrultusunda 2030 itibarıyla kişi başına perakende ve tüketici düzeyinde küresel gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zinciri boyunca gıda kayıplarının azaltılmasını öngörüyor.








