#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Greenpeace

Greenpeace Raporu: Batı’nın Plastik Atık İhracı Tehlike Yaratıyor!

Greenpeace ABD Ofisi’nin yayımladığı rapor, ABD’nin 2018’den bu yana geridönüşüm kapasitesinde hiçbir net artış sağlayamadığını ve sistemin tıkandığını ortaya koyuyor. Rapora göre, Batı’da sistemin dışına itilen, yakılan veya gömülen bu atıkların “dönüştürülebilir ham madde” etiketiyle ihraç edilmesi, Türkiye gibi ülkeleri doğrudan tehdit ediyor.

Greenpeace ABD ofisinin yayımladığı “Plastic Merchants of Myth” (Plastik Efsane Tüccarları) raporuna göre, plastik endüstrisinin yıllardır sürdürdüğü “geridönüşüm” iddiası teknik ve ekonomik olarak karşılığını bulmuyor. Rapora göre, ABD’de plastik geridönüşüm oranı %5’e kadar düşerken, geri kalan atıkların akıbeti Türkiye gibi ülkeleri doğrudan tehdit ediyor.

Geridönüşüm “Sıfıra Yakın”

Raporda yer alan verilere göre, ABD’de üretilen plastik atıkların %86’sı doğrudan çöp sahalarına gömülüyor. Geridönüşüm sistemi o kadar verimsiz ki, en yaygın bilinen plastik türlerinde bile kapasite iflas etmiş durumda:

  • Kahve kapsülleri, plastik tabak, çatal ve bıçaklar: Geridönüşüm oranı ve kapasitesi %0.
  • Yoğurt kapları ve paket servis kutuları (PP #5): Geridönüşüm kapasitesi sadece %2.
  • Şişeler (PET #1 ve HDPE #2): En “geri dönüştürülebilir” bilinen şişelerde bile kapasite %21-22 seviyesinde kalıyor.

WhatsApp Image 2025-12-11 at 18.16.05

ABD’de Sistem Tıkanmış

Rapor, ABD’nin 2018’den bu yana geridönüşüm kapasitesinde hiçbir net artış sağlayamadığını ve sistemin tıkandığını ortaya koyuyor. Rapora göre, Batı’da sistemin dışına itilen, yakılan veya gömülen bu atıkların “dönüştürülebilir ham madde” etiketiyle Türkiye’ye ihraç edilmesi, Greenpeace Türkiye’nin sürdürdüğü “Vize Yok” kampanyasının haklılığını bir kez daha kanıtlıyor.

“Avrupa’nın Halının Altına Süpürdüğü Tozlar Adana’da Çocukların Nefesine Karışıyor”

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, “ABD’nin kendi raporu itiraf ediyor: Pipetlerin, plastik tabakların, ambalajların geridönüşümü teknik olarak bir hayalden ibaret. ABD’de %86 oranında toprağa gömülen bir malzemenin, okyanus aşıp Türkiye’ye geldiğinde ‘ekonomik değer’e dönüşmesi imkansız. Bize ‘Sanayimiz için ham madde alıyoruz’ diyenler, aslında Batı’nın baş edemediği, kendi toprağına gömmekten utandığı %86’lık devasa çöp yığınını ithal ediyor. Avrupa’nın ‘yeşil’ görünmek için halının altına süpürdüğü tozlar, Adana’da çocukların nefesine karışıyor. Bu bir ticaret değil, bir suçtur. Greenpeace Türkiye olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrımızı yineliyoruz. Türkiye’nin Avrupa’nın ve dünyanın çöp döküm sahası olmaması için atık ithalatı yasaklanmalı” dedi.

Alışveriş

Türkiye’de Her İki Kişiden Biri İkinci El Alışveriş Yapıyor

Yeni duyurulan bir araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de katılımcıların %45’i son bir yıl içinde ikinci el alışveriş yaptığını belirtiyor. Veriler, ikinci elin artık yalnızca ekonomik bir seçenek değil, çevresel ve toplumsal bir tercih olarak görüldüğünü de gösteriyor. Ankete göre, Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla zayıflıyor. Sosyal algıdaki değişim oldukça belirgin olmakla birlikte ikinci el ürün kullananlara yönelik tasarruflu, çevreye duyarlı ve tarz sahibi gibi olumlu ifadeler daha çok dile getiriliyor.

Türkiye’de ikinci el alışveriş dinamikleri ve toplumun sürdürülebilirlik algısını ortaya koyan İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi araştırmasının sonuçları duyuruldu. sahibinden.com ve KONDA Araştırma işbirliğiyle Türkiye genelinde 28 ilde 2700 kişi ile yapılan araştırmaya göre, ülkemizde neredeyse her iki kişiden biri, bir yıl içinde ikinci el ürün almış veya satmış. Kıyafetten mobilyaya, cep telefonundan beyaz eşyaya uzanan geniş bir alanda alışveriş yapanların oranı %45’e ulaşıyor. Veriler, ikinci elin artık yalnızca ekonomik bir seçenek değil, çevresel ve toplumsal bir tercih olarak görüldüğünü de gösteriyor.

WhatsApp Image 2025-11-27 at 13.12.08

İkinci El Alışveriş Düzenli Tekrarlanan Bir Alışkanlığa Dönüşüyor

Araştırmaya göre ikinci el alışveriş tek seferlik bir deneyim olmaktan çıkıp, düzenli tekrarlanan bir alışkanlığa dönüşüyor. Her dört tüketiciden biri ayda bir ya da daha sık ikinci el ürün satın alıyor. Araştırmada bu grup “gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı” olarak tanımlanıyor. Düzenli ikinci el alışveriş yapanların profili de araştırmada net biçimde ortaya konuyor. Ortalama yaş 35. Dijital platformları aktif kullanan, eğitim düzeyi üniversite olan bu kitle, büyükşehirlerde yoğunlaşıyor ve ikinci el pazarındaki dönüşüme liderlik ediyor.

Sosyal Algıdaki Değişim Belirgin

Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla zayıflıyor. Araştırmada öne çıkan bulgular, sosyal algıdaki değişimin oldukça belirgin olduğunu gösteriyor. “İkinci el düşük statü göstergesidir” diyenlerin oranı %17’de kalmış durumda. Buna karşılık ikinci el ürün kullananlara yönelik “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” gibi olumlu ifadeler daha çok dile getiriliyor. Toplumdaki bu dönüşüm, ikinci el alışverişin artık geniş kesimler tarafından kabul gören bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. Statüye dayalı eski bariyerler yerini bilinçli tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışına bırakıyor.

Gençler Sürdürülebilir  Yaşamı Günlük Pratik Haline Getirmiş Durumda

Araştırma; özellikle genç, eğitimli ve büyükşehirlerde yaşayan kesimin ikinci el alışverişte daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu grup israfı azaltmayı, çevresel etkileri düşürmeyi ve sürdürülebilir yaşamı günlük pratiklerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramına aşinalık %61’e, karbon ayakizi farkındalığı ise %40’a ulaştı. Bu bilincin yaygınlaşması ikinci el alışverişe de doğrudan yansıyor. Dijitalleşme ikinci el alışverişi destekliyor. Güvenli ödeme, şeffaf ilan yapısı ve kullanıcı doğrulama adımları bu alanı hem erişilebilir hem de güvenilir hale getiriyor.

En Yoğun Hareketlilik Cep Telefonlarında

Araştırma, ikinci el pazarında en yoğun hareketliliğin cep telefonu ve aksesuarlarında olduğunu ortaya koyuyor. Bu kategori toplam pazarın %54’ünü oluşturuyor. Bu yüksek ilgi, yenilenmiş elektronik ürünlere yönelik talebi de artırıyor. Diğer kategorilerde giyim ve ayakkabı %42, bilgisayar ve tablet %45, elektrikli ev aletleri ise %41 oranında pay alıyor. Tercihler cinsiyete göre de farklılaşıyor. Kadınlar anne–bebek ürünleri, giyim ve mobilya–dekorasyon kategorilerine yönelirken; erkekler daha çok elektronik ürünleri tercih ediyor. Erkek kullanıcıların bilgisayar ve tablet alışverişindeki payı %45’e, cep telefonu kategorisindeki oranı ise %58’e kadar çıkıyor.

Her Üç Evden Birinde İkinci El Kıyafet Bulunuyor

Araştırma, Türkiye’de hanelerin önemli bir bölümünde ikinci el ürün bulunduğunu ortaya koyuyor. Hanelerin %46’sında en az bir kategoriye ait ikinci el eşya yer alıyor. En yaygın kategoriler elektronik (%43), mobilya (%38) ve giyim–ayakkabı (%36) olarak sıralanıyor. Gardıroplarda da benzer bir tablo var. Her üç evden birinde ikinci el kıyafet bulunuyor. Hijyen ve kaliteye yönelik çekinceler nedeniyle bu oran diğer kategorilere göre daha düşük kalsa da araştırma, ikinci el kıyafet kullanımında yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor.

Araştırma, Türkiye’de ikinci el döngüsünün yalnızca ekonomik gerekçelerle değil, duygusal tercihlerle de şekillendiğini gösteriyor. Anne–bebek ürünlerinde bağış oranı % 72’ye kadar çıkıyor. Elektronik ürünlerde ise satış eğilimi daha güçlü; bu kategoride satış oranı %40’ın üzerinde. Veriler, bazı ürünlerde duygusal bağlılığın etkili olduğunu, bazı kategorilerde ise ikinci el alışverişin yerleşik bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor.

Genç Nesil Online Alışveriş Yapıyor

Araştırma, ikinci el alışverişte platform tercihinin yaşa göre belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koyuyor. Sadece online alışveriş yapanların oranı % 8, yalnızca geleneksel kanalı kullananların oranı % 19. Her iki kanalı birden tercih edenlerin oranı ise % 16. Online alışverişi büyükşehirlerde yaşayan, 40 yaş altı ve yüksek eğitimli kullanıcılar yönlendiriyor. Geleneksel yöntemleri tercih eden kesim ise ağırlıklı olarak 45 yaş üzerindeki tüketicilerden oluşuyor.

Araştırma, ikinci el alışverişte kararsız kalan tüketiciler için en belirleyici unsurun güven olduğunu gösteriyor. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı % 83. “Ürün arızalı değilse alırım” diyenler %82, “garanti veya iade imkanı varsa alırım” diyenler de yine %82 seviyesinde. En belirgin çekince ise hijyen kaygısı; bu oran %58’e ulaşıyor. Bu tablo, güven mekanizmalarının ikinci el alışverişte neden kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

İkinci El Alışveriş Sürdürülebilirlik Yaklaşımının Merkezinde

Araştırma, ikinci el alışverişin Türkiye’de yükselen yeni tüketim anlayışının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüme yönelme ve gereksiz tüketimden kaçınma gibi davranışlar geniş kesimlerde daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bilinçli tüketicilerin artması, dijitalleşme ve çevre duyarlılığının güçlenmesi, ikinci elin Türkiye’de giderek daha yaygın bir tercih haline gelmesinde etkili oluyor.

Tamir

“Tamir Kafe Hareketi” ile Sağlıklı İnsan-Sağlıklı Çevre

Bu yıl 22-30 Kasım tarihlerinde “İsrafı Kapat, Faydayı Aç” temasıyla E-atık odaklı gerçekleştirilen Avrupa Atık Azaltım Haftası’nda, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği atıkların iyi yönetiminin önemini vurguladı. Bu kapsamda, Küresel Tamir Kafe Hareketi’ne dikkat çekilerek halihazırda 3,791 kafede, 56,865 gönüllü ile ayda 68,238 eşyanın tamir edildiği bilgisi paylaşıldı. Yapılan açıklamaya göre, Hırvatistan ve Portekiz’de yeni Tamir Kafe’ler açılırken henüz Türkiye’den kayıtlı bir katılım yok.

Avrupa Atık Azaltım Haftası, bu yıl 22-30 Kasım 2025 tarihlerinde “İsrafı Kapat, Faydayı Aç” teması ile Atık Elektrikli-Elektronik Eşya (E-atık) odaklı gerçekleştiriliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “Bu haftada ‘Azalt-Yeniden Kullan-Geri Dönüştür-Geri Kazan-Bertaraf Et’ en iyi atık yönetimi hiyerarşisinin ilk basamağı olan atık azaltımı öncelikli olmak üzere yaygın farkındalık yaratılması hedefleniyor” dedi.

E-atıkların ulusal servetimiz olduğunu belirten Karaosmanoğlu, “E-atık iyi yönetilmezse insan ve doğa sağlığına zarar verebilir. Hepimizin yapabilecekleri var. Haydi İsrafı kapatalım, faydayı açalım. Tamir Kafe Hareketi başlatalım” çağrısı yaptı.

atikAzaltimHaftasi2025

“Hem Ekolojik hem de Ekonomik Kazancımız Olsun”

İsrafı azaltma konusunda eyleme geçmek gerektiğini vurgulayan Karaosmanoğlu şunları söyledi: “Gün boyu bulunduğumuz yerlerde envaiçeşit, küçük büyük, elektrikli ve elektronik eşya bizimle. Eşyalarımızı satın almadan başlayarak faydalı kullanım ömrünü tamamladı diyene dek geçen sürede yapacaklarımız var. Ürün satın alırken enerji verimli, onarılabilir, uzun ömürlü seçimler yapmalıyız. Bizim için bozuldu ya da ömrü bitti dediğimiz bir eşya, örneğin bir akıllı telefon onarıma, yeniden kullanıma mutlaka girmelidir. Yeniden kullanım/onarım kültürü sürdürülebilir yaşamın gereğidir. Böylece E-atık azaltımı yaparız. Ardından E-atık işlenmek üzere yerli ham madde olarak döngüsel ekonomide değer yaratmaya mevzuata uygun girmelidir. E-atık yapısında insan ve doğa sağlığı için zararlı tehlikeli ve karmaşık bileşenler içerebilirken yapıda geri dönüştürülebilir/kazanılabilir kritik ham maddeler ile nadir toprak elementleri bulunabilir. Bu nedenlerle E-atık için İsrafı Kapatalım, Faydayı Açalım. Hem ekolojik hem de ekonomik kazancımız olsun. Eyleme geçmeliyiz. Aynı eşyalarımız için elektrik aç/kapa anahtarı kullanımı gibi. Kolay. Başarabiliriz. Başlamak gerek.”

Küresel Tamir Kafe Hareketi

“Tamirciler giderek kayboluyor. Küresel Tamir Kafe Hareketi ile gençlere eşyalarına yeni bir gözle bakma, tamir etme becerisi kazandırılıyor. Hem ihtiyaç olan alet ve malzemelerin bulunduğu kafelerde hem de okullardaki derslerde uzman gönüllülerle eşyaların ömrü uzatılırken sürdürülebilir yaşam kültürü kazandırılıyor” diye konuşan Karaosmanoğlu, şunları söyledi: “Tamir Kafe’de farklı eşya tipleri bir arada onarılabileceği gibi elektrikli-elektronik eşya odaklı da kurulabilir. Halen Tamir Kafe Hareketi ile 3,791 kafede 56,865 gönüllü ile ayda 68238 eşya tamir ediliyor. Marmara Belediyeler Birliği’nin Türkiye Koordinatörü olduğu Avrupa Atık Azaltım Haftası sürerken Hırvatistan ve Portekiz’de yenileri açılıyor. Türkiye’den kayıtlı bir katılım yok” dedi.

Karaosmanoğlu, ülkemizde de yeniden kullanım/onarım yerel kültürünün yaratılması için muhtarlar, belediye başkanları, elektrikli-elektronik eşya üreticileri ve sektörel derneklerin öncülük yapabileceğini söyleyerek “Tamir Kafe Hareketi başlatalım” çağrısında bulundu.