Gezegenimizin nüfusu arttıkça gıda sistemlerini daha sürdürülebilir hale getirmenin önemi de her geçen gün artıyor. Bu bağlamda harekete geçen Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), gıda sistemlerini kontrollü ve besleyici bir şekilde sürdürülebilirliğe yönlendirmek için “Derin İşbirliği” adlı yeni bir paradigmayı yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Dünya, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’ların) 2030 hedef tarihine yaklaşırken, bu hedeflere ulaşmak için çabaların artırılması yönünde baskı da artıyor. Bu bağlamda, işbirliğinin genellikle temel bir kolaylaştırıcı unsur olduğu vurgulanıyor.
Örneğin Birleşmiş Millletler’in (BM) geçen yıl düzenlediği Gelecek Zirvesi kapsamında hazırlanan Gelecek için Pakt, işbirliği kavramından tam 10 kez söz ediyor. Nitekim gıda sistemlerinde de rejeneratif, yani yenileyici tarıma geçiş için artan talep, bağışçıların işbirliğine verdikleri desteği artırmalarını zorunlu kılacak gibi görünüyor.
Sistem Dönüşümünde “Derin İşbirliği” Kavramı
Ancak yapıcı ve etkili işbirliği kurmak için gerekli beceriler ve deneyim, onlarca yıldır rekabetin ve bireysel çıkarları maksimize etmenin ön planda tutulduğu bir dünyada ciddi şekilde eksik durumda. BM Kalkınma Programı (UNDP) ise ihtiyaç duyulan sistem dönüşümünün anahtarı olarak “Derin İşbirliği” kavramına odaklanarak bu durumu değiştirmeye çalışıyor.
Özellikle birden fazla gündemin, köklü güç dinamiklerinin, küresel karşılıklı bağımlılıkların ve yüksek siyasi, sosyal ve ekonomik risklerin bulunduğu karmaşık alanlar olan gıda sistemlerinde işbirliği yapmak, elbette her zaman kolay veya doğrudan bir süreç olarak işlemiyor. Bu nedenle, değişimin gerçekleşmesi için sadece işbirliğinden söz etmek yetmiyor. İşbirliğini daha etkili biçimde yapmamızı sağlayacak yeni bir varoluş biçimini benimsemek gerekiyor.
Bu paradigma değişimini ve yeni sistemi, ulusal ve yerel düzeylerde somut politikalara, eylem planlarına ve stratejilere dönüştürmek, böylelikle sahada uygulanabilir, yeni bir modeli hayata geçirmek önem kazanıyor.
Tarımsal Ürünlerde İşbirliği Yaklaşımı Uygulamaları Artıyor
UNDP’nin “Etkili İşbirliği Eylemi” (Effective Collaborative Action – ECA) yaklaşımı, “Derin İşbirliği”nin hem varoluşuna hem de bu işbirliğine dair eylemlere fazlasıyla ihtiyaç duyulan yöntem ve yapıyı kazandırmaya çalışıyor. Yaklaşım, paydaşları ve uygulayıcıları sürdürülebilir ve anlamlı bir şekilde işbirliği alanı ve işbirliği kapasiteleri inşa sürecinde desteklemenin pratik yollarını sunuyor.
Örneğin 2021 yılında başlatılan ve Küresel Çevre Fonu (Global Environment Facility) ile İsviçre Ekonomik İşler Devlet Sekreterliği (SECO) tarafından finanse edilen bir çalışma, ilk olarak 2015 yılında Peru ve Endonezya’da SECO’nun işbirliği girişimlerinden ilham aldı. SECO bugün, Endonezya Sürdürülebilir Peyzaj Programı (SLPI) kapsamında palm yağı peyzajlarında ya da Gana’da kakao, Malezya’da palm yağı, Brezilya’da büyükbaş hayvancılık ve soya gibi gıda ürünlerinde etkili işbirliği eylemi yaklaşımının uygulanmasına destek vererek bu alanda öncü bir bağışçı halinde.
UNDP’nin bu işbirliği yaklaşımları, dünyanın farklı yerlerinde başka sektörlerde de kullanılıyor. Moğolistan’da kaşmir sektöründe, Kosta Rika ve Papua Yeni Gine’de çeşitli tarımsal ürünlerde, Fildişi Sahili ve Liberya’da ise ormansızlaşma üzerine diyalog süreçlerinin kolaylaştırılmasında aynı yaklaşım kullanılıyor.
Pilot Ülkelerde İşbirliği Laboratuvarları Kurulacak
Yanı sıra UNDP ekibi, dünyanın dört bir yanında Etkili İşbirliği Eylemi atölyeleri düzenleyerek, yenilikçi çerçevelerin, güven ortamının oluşumunda ve işbirliğinin filizlenmesinde kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Üstelik bu ekibin mevcut kapasitesi, UNDP, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), BM Çevre Programı (UNEP) ve Hollanda merkezli Wageningen Üniversitesi arasında oluşturulan ortak bir girişim olan “Karmaşık Zorluklar için İşbirliği” (Collaboration for Complex Challenges – C3) ile daha da güçlenmiş durumda.
C3, bu yıl içinde iki pilot ülkede bir mesleki gelişim programı başlatacak. Bu program kapsamında, derin işbirliğine dayalı yaklaşımların liderlerini ve öncülerini bir araya getirecek. Pilot ülkelerdeki bu kişiler 12 ay sürecek “İşbirliği Laboratuvarları” aracılığıyla bir araya gelecek ve ilk döngüde, gıda, biyoçeşitlilik ve iklim etkileşimi zorluklarında işbirliğini güçlendirmeye odaklanacak.
Yanı sıra UNDP tarafından başlatılan, gıda ve tarım sistemlerinde dönüşüm için içsel kapasite geliştirmeyi hedefleyen küresel bir hareket olan “Bilinçli Gıda Sistemleri İttifakı” (Conscious Food Systems Alliance) gibi girişimler de bireysel farkındalık üzerine yoğunlaşmaya devam edecek ve UNDP de bu çabaları SKA’lara uyumlu hale getirmeye çalışacak.








