Birleşmiş Milletler verilerine göre, geçen yıl uluslararası göçmenlerin sayısı 304 milyon kişiye ulaştı. Uluslararası Göç Örgütü’nün Kayıp Göçmenler Projesi ise geçen yılın 8 bin 700 ölümle göçmen ölümleri ve kayıpları açısından şimdiye kadarki en ölümcül yıl olduğunu gösteriyor. Dünyadaki büyük ve giderek artan göçmen sayısını dikkate alan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 18 Aralık tarihini “Uluslararası Göçmenler Günü” kabul etti.
Küresel boyutta bakıldığında Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, 2024 yılında uluslararası göçmenlerin sayısı 304 milyon kişi olarak tahmin edildi. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2024 verilerine göre ise 2022 itibarıyla dünya genelinde 167,7 milyon uluslararası göçmen bulunuyor ve bu insanlar küresel iş gücünün %4,7’sini oluşturuyor.
Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Kayıp Göçmenler Projesi, 2014 yılından bu yana dünya genelindeki göç rotalarında 72 binden fazla ölümün gerçekleştiğini kaydediyor. Proje, geçen yılın ise 8 bin 700 ölümle göçmen ölümleri ve kayıpları açısından şimdiye kadarki en ölümcül yıl olduğunu gösteriyor. Üstelik çoğu vaka kayıtlara geçmediği için bu kayıtlar yalnızca asgari bir tahmini yansıtıyor. Uluslararası göçe bir yandan da insan ticareti suçu da eşlik etmeye devam ediyor.
Uluslararası Göç Hiç Olmadığı Kadar Arttı
Dünyadaki büyük ve giderek artan göçmen sayısını dikkate alan BM Genel Kurulu, 2000 yılında 18 Aralık tarihini “Uluslararası Göçmenler Günü” kabul etti. Günün 2025 teması ise “Benim Büyük Hikayem: Kültürler ve Kalkınma” olarak belirlendi.
Uluslararası göç son 50 yılda hiç olmadığı kadar artış gösterdi. Öyle ki, 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri haline çoktan gelmiş durumda. Örneğin 2020 yılında doğdukları ülke dışında yaşayanlar tahmini 281 milyon kişiye ulaşırken, bu sayı 1990 yılına göre 128 milyon ve 1970 yılına göre üç katından fazla artışa işaret ediyor.
Uluslararası Göçmenler Günü de bu büyük küresel sorun karşısında, uluslararası göçün beraberinde getirdiği zorluklar ve güçlükler konusunda farkındalık yaratmayı, insan hareketliliğini düzenlemeyi ve sunabileceği fırsatları değerlendirmeyi amaçlıyor. Yanı sıra günle, insan haklarının yalnızca mağduriyetle kazanılabilecek bir şey olmadığını, aksine köken, yaş, cinsiyet ve statü fark etmeksizin herkesin hakkı olduğunu vurguluyor.
İnsan Hareketliliği Toplumları Zenginleştirebilir
Uluslararası Göçmenler Günü’nün 2025 teması, insan hareketliliğinin sürdürülebilir kalkınmaya nasıl katkı sunabileceği; toplulukların birbirine bağlanmasına, uyum sağlamasına ve birbirini desteklemesine nasıl yardımcı olabileceği üzerinde duruyor.
Göç bir yandan ekonomileri, toplumları ve küresel kalkınmayı şekillendirmeye devam ederken, yine aynı temayla göçün demografik istikrarın sağlanmasında merkezi bir role sahip olduğu da hatırlatılıyor. Yanı sıra göç olgusunun göçmenlerin entegrasyonunu ve daha iyi bir gelecek kurmalarına yardımcı olmayı gözeten bir yerden yönetildiği takdirde topluluklar lehine bir avantaja dönüştürülebileceğine dikkat çekiliyor.
Göçmenlere yönelik etkili entegrasyon sistemleri, bu insanların istikrarlı birer hayat kurabilmelerini, ailelerini destekleyebilmelerini sağlarken, süreç bir yandan da toplulukların uyum sağlamalarına ve gelişimlerine de katkıda bulunuyor. Her göçmenin yolculuğunu bir tür dayanıklılık ve olasılık hikayesi olarak gören 2025 teması, iyi yönetilmiş bir göçle, her bireysel hikayenin kültürleri zenginleştiren, kalkınmayı güçlendiren daha büyük bir bütünün parçası haline geleceğine işaret ediyor.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar) kapsamında da karmaşık ve dinamik bir yapıya sahip olan insan ticareti suçunun ortadan kaldırılmasına yönelik özel önemlerin alınması talep ediliyor. 2002–2023 yılları arasında, dünya genelinde 222 binden fazla birey insan ticareti mağduru olurken, 2023 yılında dünya genelinde İnsan Ticaretine Karşı Veri İşbirliği (CTDC) ortakları tarafından tanımlanan veya bildirilen insan ticareti mağdurlarının %70,9’undan fazlasının kadınlar veya kız çocuklarından oluştuğu belirlendi.







