#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Dijital

Dijital Güvenlik Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Merkezinde Yer Alıyor

Bu yıl, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddeti Ortadan Kaldırılması Günü dijital tacize odaklanacak. Gün kapsamında 16 gün boyunca yürütülecek bir kampanyayla son yıllarda giderek artan dijital tacize karşı önlem alınması amacıyla hükümetlere harekete geçme çağrısı yapılacak ve bu konudaki farkındalık artırılmaya çalışılacak.

Birleşmiş Milletler (BM) Aralık 1993’te aldığı bir kararla kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin dünya çapında ortadan kaldırılmasına yönelik olarak Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi’ni kabul etti. Ardından 2000 yılında 25 Kasım tarihini “Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Günü” olarak ilan etti.

Bu tarih, Dominik Cumhuriyeti’nde ülkenin diktatörü Rafael Trujillo tarafından 1960 yılında vahşice öldürtülen üç siyasi aktivist Mirabal kız kardeşlerin anısına seçildi. Günle kadına yönelik şiddet konusunda kamuoyu farkındalığını, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik şiddeti sona erdirmeye yönelik politika üretimini ve kaynak tahsisini artırmak, yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelik girişimleri desteklemek amaçlanıyor.

Tüm bunlara yönelik çabalara rağmen küresel ölçekte gidilecek uzun bir yol bulunuyor. Örneğin halihazırda ülkelerin yalnızca üçte ikisi aile içi şiddeti yasaklamış durumda. Ya da dünyada 37 ülke, mağdurla evli olan veya daha sonra evlenen tecavüz faillerini cezai kovuşturmadan muaf tutmaya devam ediyor ve 49 ülke ise kadınları aile içi şiddetten koruyan herhangi bir yasaya sahip değil.

16 Günlük Kampanya Yürütülecek

Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Günü, 2025 yılı kampanyası ise en hızlı büyüyen istismar türlerinden biri haline gelen, kadın ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddete odaklanacak. Bu yıl “Tüm Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Dijital Şiddeti Sona Erdirmek için Birleşin” temasıyla, 25 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında 16 günlük bir aktivizm kampanyası yürütülecek.

2025 kampanyasıyla dijital güvenliğin toplumsal cinsiyet eşitliğinin merkezinde yer aldığı hatırlatılacak. Bununla birlikte dijital dünyanın her gün milyonlarca kadın ve kız çocuğu için taciz, istismar ve kontrolle dolu olan adeta bir mayın tarlasına dönüştüğüne dikkat çekmeye çalışılacak. Bu bağlamda da öncelikli olarak hükümetlere, dijital şiddeti suç sayan, kişisel bilgileri koruyan ve teknoloji sektörünün hesap verebilirliğini güçlendiren yasalar çıkarma ve uygulamaya geçme çağrısı yapılarak dijital şiddetin hukuken tanınması, teknoloji platformlarının ve sosyal ağların hesap verebilir hale getirilmesi talep edilecek.

Taciz Dijital Düzeyde Kalmıyor, Kadın Cinayetlerine Kadar Gidiyor

Dijital araçlar, kadınları ve kız çocuklarını takip etmek, taciz etmek ve istismar etmek için giderek daha fazla kullanılıyor. Bunlar arasında en yaygın olanlardan birini ise rızaya dayalı olmayan mahrem görüntü paylaşımına dayanan görüntü temelli istismar oluşturuyor. Siber zorbalık, trolleme ve çevrimiçi tehditler, çevrimiçi taciz ve cinsel taciz, cinsel içerikli yapay zeka tarafından üretilmiş deepfake görüntüler, videolar veya ses kayıtları giderek daha yaygın kullanılıyor.

Yanı sıra sosyal medya platformlarında nefret söylemi, özel bilgilerin yayımlanması, çevrimiçi takip veya birinin aktivitelerini izlemek için gözetleme ve kadın düşmanı sosyal ağlar da öne çıkıyor. 2025 kampanyasıyla bu türden eylemlerin yalnızca çevrimiçi kalmadığına, çoğu zaman gerçek hayatlar içinde de zorlama fiziksel şiddet ve hatta kadın cinayetleri gibi sonuçlara yol açtığına vurgu yapılıyor.