#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Ağır

Değişim Çağrısı: Ağır Bedeller Ödememek için Dirençliliğe Yatırım!

Afet maliyetleri yıllık yaklaşık 202 milyar dolara ulaşmışken, 2025 Afet Risklerinin Azaltılması Küresel Değerlendirme Raporu’na göre gerçek maliyet bunun 11 katı, yani yaklaşık 2,3 trilyon dolar olabilir. Her yıl 13 Ekim tarihi Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü olarak kabul edilirken, bu yılın teması “Afetlere Değil, Dirençliliğe Hazır Ol” olarak belirlendi. Gelecekte afetlerin bedelini ağır bir şekilde ödememek için bugünden dirençliliğe yatırım yapılması vurgusuyla tema, net bir değişim çağrısında bulunuyor.

Başta iklim değişikliği kaynaklı olmak üzere son yıllarda yaşanan afetler giderek daha sık, saha yıkıcı ve daha maliyetli hale geliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) 13 Ekim tarihi olarak kabul ettiği “Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü” de bu bağlamda, afet risklerinin can kaybı, geçim kaynakları ve sağlık üzerindeki etkilerini vurgulayarak tüm bu afetlere karşı hazırlıklı olmaya ve risklere uyum sağlamaya dikkat çekiyor.

Yatırım Eksikliği Yoksulluğu ve Açlığı Sona Erdirme Çabalarını Baltalıyor

Afetler, özellikle ölüm oranları, yaralanan, yerinden edilen ve evsiz kalan insan sayısı, ekonomik kayıplar ve kritik altyapılara verdiği zararlar açısından yoksul ve orta gelirli ülkeleri orantısız şekilde etkiliyor. Dolayısıyla afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların artırılmaması, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) önemli ayakları olan yoksulluğu ve açlığı sona erdirme çabalarını da baltalıyor.

Aşırı hava olayları ve diğer doğal ya da insan kaynaklı tehlikelere karşı afetlere dirençliliği güçlendirmek için gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere ekonomik kalkınma ve refahlarını artırmak amacıyla verdikleri mali yardımları ifade eden Resmi Kalkınma Yardımı (Official Development Aid – ODA) ve kapasite geliştirme yoluyla uluslararası işbirliği büyük önem taşıyor.

Gerçek Maliyet Yıllık Yaklaşık 2,3 trilyon dolar

Bununla birlikte afet risklerinin azaltılmasına yönelik yatırımlar hem ulusal bütçelerde hem de uluslararası yardımlar kapsamında hâlâ son derece yetersiz. Doğrudan afet maliyetleri yıllık yaklaşık 202 milyar dolara ulaşmışken, 2025 Afet Risklerinin Azaltılması Küresel Değerlendirme Raporu, gerçek maliyetin bunun 11 katı, yaklaşık 2,3 trilyon dolar olduğunu tahmin ediyor. Raporda, sel kaynaklı ölümlerin ve ekonomik kayıpların büyük bölümünün Asya’da kaydedildiği belirtilirken küresel anlamda son 20 yılda kaydedilen kuraklık sayısında %29 artış yaşandığına dikkat çekiliyor. Yanı sıra sadece tropikal fırtınalardan kaynaklanan yıllık ortalama kayıplar 119,5 milyar ABD doları olarak tahmin ediliyor.

Stratejik Afet Riskleri Göz Ardı Ediliyor

Afet finansmanının bu ölçüde önem kazanmasından yola çıkan Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nün 2025 yılı teması “Afetlere Değil, Dirençliliğe Fon Ayır” olarak belirlendi. Gelecekte afetlerin bedelini ağır bir şekilde ödememek için bugünden dirençliliğe yatırım yapılması vurgusuyla tema, net bir değişim çağrısında bulunuyor.

Afetlerin yol açtığı maliyetler, ülkeleri daha fazla borçlanma, düşen gelirler, sigortalanabilirliğin azalması ve tekrarlayan insani krizler döngüsüne sürüklüyor. Bir yandan azalan uluslararası yardımlar da afet kayıplarını azaltmak için afet risklerinin azaltılmasına yönelik yatırımları daha da hayati hale getiriyor.

Tüm kalkınma yatırımlarının risk odaklı şekilde planlanması gerektiğine vurgu yapan tema, kamu ve özel sektörün ekonomik stratejilerinde afet risklerini çoğunlukla göz ardı ettiğini de hatırlatıyor. Öyle ki yatırımların %75’ini kontrol eden özel sektör, iklim tehditlerini çoğu zaman dikkate almıyor ve bu da afetlere karşı kırılganlıkları ve potansiyel kayıpları artırıyor.