#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
pexels-pixabay-40784

Damlaya Damlaya Bir Dünya Olur

PepsiCo Türkiye’nin Doğa Koruma Merkezi (DKM) işbirliğiyle, 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirilen Bir Damla Bir Dünya Projesi, “Net Su Pozitif” vizyonunun en somut örneklerinden biri olarak Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde kapsamlı bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyor. En temelde su kaynaklarını korumayı ve PepsiCo Türkiye fabrikalarının bulunduğu bölgelerde sürdürülebilir etki yaratmayı odağına alan proje kapsamında Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini kullanmasını sağlayarak tarımda su kullanımını azaltmak hedeflenmiş. 

Dr. Barış DOĞRU

Çok eski bir deyim, “Damlaya damlaya göl olur”. Ne zamandır kullanıldığını da duymadım. Herhalde her şeyin bir anda olmasına alıştığımız, alışmak ne kelime; tutsağı olduğumuz hız ve aşırılıklar çağında çok naif kaçıyor, damla damla bir şeylerin birikmesi. Ama çoğu işler biz nasıl görürsek, nasıl hissedersek hissedelim bir anda olmaz; iyi şeyler de kötü şeyler de birikir, birikir, en sonunda artık inkar edilemez hale geliverir.

PepsiCo Türkiye Net Su Pozitif vizyonu doğrultusunda Doğa Koruma Merkezi (DKM) işbirliğiyle hayata geçirdiği Bir Damla Bir Dünya Projesi’nin basın toplantısında konuşmacıları dinlerken zihnimden bir yandan da bunlar akıp geçiyor.

Ergün Günay (PepsiCo Türkiye Genel Müdürü)_Uğur Zeydanlı(Doğa Koruma Merkezi YKB) k
Ergün Günay-Uğur Zeydanlı

PepsiCo Türkiye’nin DKM işbirliğiyle, 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirilen Bir Damla Bir Dünya Projesi, “Net Su Pozitif” vizyonunun en somut örneklerinden biri olarak Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde kapsamlı bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyor. En temelde su kaynaklarını korumayı ve PepsiCo Türkiye fabrikalarının bulunduğu bölgelerde sürdürülebilir etki yaratmayı odağına alan proje kapsamında Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini kullanmasını sağlayarak tarımda su kullanımını azaltmak hedeflenmiş. Proje kapsamında çiftçilere iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması konularında eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde; tasarruflu sulama yöntemleri, basınçlı sulama sistemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ve toprakta organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretiliyor.

3 bin dekara yakın tarım alanında damla sulamanın yaygınlaştırılması, şimdilik projenin en somut çıktılarından biri. Önümüzdeki dönemde Tekirdağ’a da taşınması planlanan projede DKM verisine göre, 2024 yıl sonu itibarıyla 735 milyon litre su tasarrufu sağlanmış. 2025 yıl sonu itibarıyla ise toplamda 1,6 milyar litre yani 674 olimpik havuza karşılık su tasarrufu yapılması bekleniyor.

Basın toplantısında bir konuşma yapan PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, suyun artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir meselesi olduğunun altını ısrarla çizdi. Günay’ın da vurguladığı gibi, Türkiye su kaynakları açısından sanıldığı gibi zengin bir ülke değil. İklim değişikliğinin etkilerinin en şiddetli yaşanması beklenen ve hatta şimdiden yaşanan Doğu Akdeniz coğrafyasında bulunan Türkiye artık “su stresi altındaki ülkeler” kategorisinden “su sıkıntısı çeken ülkeler” listesine doğru ilerliyor. PepsiCo yöneticilerinin de doğru tespit ettikleri gibi, Türkiye’nin ve dünyanın birçok ülkesinin de en büyük tatlı su tüketim alanı ve sektörü ise tarım. PepsiCo’nun ürünlerinde çokça kullandığı patatesin ve özellikle de mısırın üretimindeki su kayıplarının önüne geçilmesi elbette ki ilk hedef, ancak asıl hedef bu çalışmaların bölgesel ve tabii daha da ilerisinde ulusal çapta bir dönüşümde etki yaratması. Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgeler de bu doğrultuda seçilmiş.

Uğur Zeydanlı Doğa Koruma Merkezi YKB_Esra Keklik (Çiftçi)_Ergün Günay PepsiCo Türkiye GM_Kayhan Keklik (Çiftçi) k
Uğur Zeydanlı-Esra Keklik-Ergün Günay-Kayhan Keklik

Basın toplantısında küçük birer konuşma yapan Tarsuslu çiftçiler Esra ve Kayhan Keklik de işin bam teline dokundular aslında. Mısır ekimi yapan Keklik çifti, bölgedeki birçok çiftçinin damla sulama uygulaması konusunda oldukça kaygılı olduklarını ve bu nedenle uygulamadan başlangıçta uzak durduklarını aktardılar. Geleneksel yöntem olan su salma veya bir başka adlandırmayla vahşi sulamanın tek doğru yöntem olduğuna ve damlama sulama ile verimin düşeceğine inanan çiftçiler, Keklik çiftinin denemesi sonucu, verimin 1000 metrekare başına 1500 kilo mısırdan 1900 kiloya kadar çıktığını görünce heyecanlanmışlar. Şimdi hepsinin projeye dahil olmak için sıraya girdiklerini anlatan Keklik çifti, sosyal dönüşümdeki önemli bir unsurun altını çizmiş oldular: Birebir deneyim ve canlı örnekler… Önyargıları parçalamak, Einstein’in dediği gibi bazen atomu parçalamaktan zor olabiliyor ancak asıl iş doğru yöntemi bulmak. Sanırım su sorunundan biyolojik çeşitliliğe, iklim değişikliğinden enerji tercihlerine kadar işin sırrı canlı ve başarılı örnekler sunabilmekte…

Son bir söz de işin mutfağına… Çoğu zaman yazarım, doğru işler doğru ortaklarla yapılır. Bu konuda proje son derece emin ellere teslim edilmiş. Türkiye’de doğa koruma alanında her zaman parmakla gösterilecek işlerin altına imzasını, alın teri ve bilgisiyle atan DKM’nin titiz çalışması kendini hissettiriyor. Başta Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Uğur Zeydanlı olmak üzere emek veren tüm DKM’li dostlarımıza selamlar…

Damlalar böyle böyle birikir, işte emek emek ve kocaman bir dünya olur…