COP30’un Ardından: İş Dünyasına Yansımaları başlıklı etkinlikte; iklim değişikliği ile mücadelenin adil geçişten ekosistemlerin korunmasına, enerji dönüşümünden sürdürülebilir finansmana uzanan pek çok başlığı ilgilendirdiği ifade edildi. Düzenlenen panel oturumunun moderatörlüğünü ise ekoIQ ve İklim Haber Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru yaptı.
TÜSİAD, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı’nda (COP30) alınan kararların iş dünyasına etkilerini değerlendirmek üzere bir etkinlik gerçekleştirdi.
“COP30’un Ardından: İş Dünyasına Yansımaları” başlıklı etkinlik, 24 Kasım’da TÜSİAD Merkezi’nde düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Enerji, Çevre ve İklim Değişikliği Yuvarlak Masası Başkanı Azmi Gümüşlüoğlu yaptı.

“COP31 Ev Sahipliğimiz Ülkemizin İklim Gündemi Liderliğinde Yerini Yukarıya Taşıyacaktır”
Konuşmasında Gümüşlüoğlu, şunları söyledi: “İklim değişikliği ile mücadele adil geçişten ekosistemlerin korunmasına, enerji dönüşümünden sürdürülebilir finansmana uzanan pek çok başlığı ilgilendiriyor. Küresel gündemi şekillendiren dinamikler ile ulusal politika düzenlemelerimizin seyri iş dünyası öngörülebilirliği açısından merkezi konumda. Bu nedenlerle uygulama etkinliğini sağlayacak bütüncül bir bakış açısının kilit bir rol oynadığına inanıyoruz. Önümüzde, tüm paydaşların ortak çabasıyla şekillenecek, titizlikle yönetilmesi gereken zorlu bir gündem var. COP31 ev sahipliğimizin bu süreçte önemli bir ivmelendirmeye hizmet edeceğine, ülkemizin iklim gündemi liderliğinde yerini yukarıya taşıyacağına inanıyoruz. Bu sürecin ülkemizin ve küresel iklim eyleminin güçlenmesinde en etkin çıktılara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Açılışın ardından, etkinliğin ana tema konuşmasını Sustainable Business COP Başkanı Ricardo Mussa gerçekleştirdi. Program, ekoIQ ve İklim Haber Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru’nun moderatörlüğünde düzenlenen panel oturumu ile devam etti. Panelin giriş değerlendirmesini TÜSİAD Çevre ve Net Sıfır Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı gerçekleştirdi.
“Öngörülebilir Bir İklim Çerçevesi Önemli”
COP’un küresel iklim mücadelesinin en üst ve kapsayıcı platformlarından biri olduğunu belirten Özkadı, “Özellikle iş dünyası açısından küresel hedeflerin, teknoloji ve finansman ihtiyaçlarının ve yeşil dönüşüm risk ve fırsatlarının en net görüldüğü alanlardan biri oluyor. 2025 yılı Paris Anlaşması ve iklim politikalarının temelini oluşturan Ulusal Katkı Beyanları (NDC) açısından bir kilometre taşıydı. Ülkeler 2035 emisyon azaltım hedeflerini içeren güncellenmiş NDC’lerini sundu. Taahhütlerin net sıfır hedefini mümkün kılacak ölçüde güçlü ve uygulama araçları açısından net olması şart. Öngörülebilir bir iklim çerçevesi, dönüşüm yatırımlarının devamı ve sektörler arası rekabet dengesinin korunması için önemli. Önümüzdeki dönemde bu hedeflerin daha iddialı bir şekilde ele alınması sadece azaltım değil; 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda dönüşüm maliyetlerinin, operasyonel ve yapısal yükün zamana dengeli yayılması açısından da kritik. Bu çerçevede ara hedefler bağlamında bir tepe yıl belirlenmesi hem politik kararlılığı gösterecek hem de iş dünyasının öngörülebilirliğini artıracaktır” dedi.
Panelde; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanı Dr. Bilal Düzgün, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) Kurucu Direktörü Bengisu Özenç, Sabancı Holding Sürdürülebilirlik Direktörü Derya Özet Yalgı, UNDP Avrupa ve Orta Asya İklim Değişikliği Uzmanı Nuri Özbağdatlı ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) İklim Politikaları Lideri Sung-Ah Kyun konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, COP30’un sonuçlarını özel sektör stratejileri açısından enerji dönüşümü, finans, sürdürülebilirlik politikaları gibi farklı perspektiflerle ele aldı. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.








