Küresel emisyonların %80’i yerel kaynaklı. Emisyon azaltım boşluğunu kapatmak için yerel emisyon azaltım girişimlerinin NDC’lere dahil edilmesi gerekiyor; bu nedenle LGMA’nın yanı sıra C40, ICLEI ve UCLG gibi şehir ağları, şehirler ve bölgelerin NDC’lere artık yalnızca danışılan aktörler olarak değil, katkıları belgede açıkça yer alan resmi ortaklar olarak dahil edilmelerinin zamanının geldiğini vurguluyor. Kısacası: NDC’ler yerel gerçeklikleri yansıtmazsa iklim hedeflerine ulaşılmayacak.
Sibel BÜLAY, [email protected]
COP30 CEO’su Ana Toni, konferansı “şehirlerin COP’u” olarak tanımlayarak iklim hedeflerine ulaşmada kentlerin merkezi rolünü vurguladı. LGMA açısından bakıldığında, COP30 Paris Anlaşması’ndan bu yana iklim eylemi için en belirleyici yıl olacak.

COP 30 Öncesi
Liderler İklim Zirvesi
3–5 Kasım 2025 tarihlerinde Rio de Janeiro’da “Liderler İklim Zirvesi” gerçekleştirildi. Zirveye yaklaşık 3.000 belediye başkanının yanı sıra valiler, yerel liderler, şirket yöneticileri, yatırımcılar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Katılımcılar, finansman, teknik uzmanlık ve kapasite geliştirme gibi gerekli koşullar sağlandığında iklim eylemlerini uygulama konusundaki kararlılıklarını teyit ettiler. Zirve kapsamında ayrıca Yerel Liderler Forumu düzenlendi. Burada şehirlerin somut ve uygulamaya dönük iklim eylemleri tanıtıldı/paylaşıldı. Zirve yerel liderlerin ortak sonuç bildirgesinin yayımlanmasıyla tamamlandı Yerel Liderler Zirvesi Ortak Bildirisi (Bakınız: https://sehiripuclari.info/dorduncu-kentlesme-ve-iklim-degisikligi-bakanlar-toplantisi/).
İLK HAFTA
Açılış ve LGMA (Yerel Yönetimler ve Belediyeler Gündemi Seçmen Grubu)
COP30, daha ilk haftasında yerel yönetimlere yönelik eşi benzeri görülmemiş siyasi ilgiye sahne oldu. Açılış genel kurulunda şehirler ve bölgeler ön plana çıktı.
COP30 Başkanı André Corrêa do Lago, resmi açılışta ve bunu takip eden Kentleşme ve İklim Değişikliği Bakanlar Toplantısı’nda, çok düzeyli ve kentleşme eyleminin bu yılki COP’un ana konusu olacağını; özellikle uyum çalışmaları konusunda şehirlerin iklim müzakerelerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Corrêa do Lago, hükümetin tüm düzeylerinde (ulusal, bölgesel ve yerel) koordineli eylem ihtiyacının altını çizdi ve “hiç kimsenin tek bir doğru cevaba sahip olmadığını” belirtti. Corrêa do Lago’nun açıklaması, LGMA’nın gelecekteki müzakerelerde oynayacağı role dair umut vericiydi.
NDC’ler
Paris Anlaşması’na göre ülkeler kendi iklim hedeflerini belirliyor ve bunları Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar (NDC’ler) olarak UNFCCC’ye beş yılda bir bildiriyor. NDC’ler ülkelerin ulusal düzeyde belirledikleri iklim hedeflerini ve politikalarını içeriyor ve emisyon azaltım planları ve hedefleri; uyum/uyarlama (adaptation) planları; finansman, teknoloji ve kapasite ihtiyaçları ve sektörel yol haritalarından oluşuyor.
Bu yıl ülkeler COP30’da 2035 iklim hedeflerini belirleyen üçüncü NDC’lerini sunuyorlar, fakat bu NDC’ler çok yetersiz kaldı: %60lık emisyon azaltımına ulaşmamız gerekirken, bunlarla ancak %12’lik bir azaltım sağlanıyor.
Birleşmiş Milletler (BM)-Habitat’ın yeni NDC’ler üzerine yaptığı analiz önceki NDC’lere kıyasla şehirlerle ilgili iki kattan fazla bilgi içerdiğini; konut, ulaşım ve finans alanlarına odaklanıldığını gösteriyor. Bu iyi bir gelişme olmakla beraber çok yetersiz.
Küresel emisyonların %80’i yerel kaynaklı. Emisyon azaltım boşluğunu kapatmak için yerel emisyon azaltım girişimlerinin NDC’lere dahil edilmesi gerekiyor; bu nedenle LGMA’nın yanı sıra C40, ICLEI ve UCLG gibi şehir ağları, şehirler ve bölgelerin NDC’lere artık yalnızca danışılan aktörler olarak değil, katkıları belgede açıkça yer alan resmi ortaklar olarak dahil edilmelerinin zamanının geldiğini vurguluyor. Kısacası: NDC’ler yerel gerçeklikleri yansıtmazsa iklim hedeflerine ulaşılmayacak.
Bu durumda şehir ve bölgelerin iklim finansmanına erişimi gündeme geliyor. COP29’da 2035’e kadar yıllık 300 milyar dolar sağlama taahhüdü kararlaştırıldı. Bugün yerel yönetimler, küresel iklim finansmanının doğrudan %10’undan daha azını alabiliyor; fonlara doğrudan erişimin sağlanması gerekiyor. Bu konu, Bakü’den Belém’e süreci çerçevesinde daha çok tartışılacak.

CHAMP (Yüksek Hırslı Çok Düzeyli Ortaklıklar Koalisyonu)
Geçtiğimiz hafta Brezilya ve Almanya CHAMP’in ilk eş başkanları olarak açıklandı. Bu yeni liderlik yapısı ulusal hükümetlerin şehirlerin ve bölgelerin iklim eylemindeki rolünü kurumsallaştırmaya başladığının bir göstergesi. CHAMP ulusal hükümetler ile yerel ve bölgesel yönetimler arasında planlama, finansman, uygulama ve izleme konusunda daha güçlü işbirliğinin kurulmasını sağlamak; yerel ve bölgesel yönetimlerin sesini ve eylemlerini NDC’ye dahil etmek amacıyla kuruldu. “Bu sayede ulusal, bölgesel ve kentsel düzeylerde yürütülen iklim eylemleri resmi olarak birbirine uyumlandırılıyor ve küresel iklim eylemi gündeminde daha görünür hale geliyor. Bu durum, ülkeler arasında giderek güçlenen bir eğilimi yansıtıyor.” Savunucular, CHAMP’in çok düzeyli yönetişim için kalıcı bir yapı haline gelebileceğini söylüyor.
İklim Adaleti
Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG), uzun süredir iklim adaletine odaklanıyor ve COP30’da bu konuda bir oturuma ev sahipliği yaptı. UCLG’nin amacı, iklim adaletini yerel kamu hizmetlerine entegre ederek adaleti somut bir gerçekliğe dönüştürecek bir araç haline getirmektir. Bu konu, gelecek yıl düzenlenecek UCLG Dünya Kongresi’nde de ele alınacaktır.
Beklentiler
LGMA, şehirler ve bölgeler adına hem COP Başkanı’na hem de COP CEO’suna bir beyan sundu. Bu beyanda, Rio de Janeiro’daki yerel liderlerin sergiledikleri olağanüstü seferberlik ruhu vurgulanarak, bu liderlerin Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşma sürecinde ulusal hükümetleri desteklemeye hazır oldukları ancak iklim projelerini hayata geçirmek için finansmana ihtiyaç duydukları belirtildi.
LGMA Odak Kişisi Yunus Arıkan ilk haftayı şöyle özetledi: “İlk hafta Şehircilik Bakanları, LGMA Seçim Bölgesi ve Yerel Liderler Forumu’ndan gelen tüm girdilerin açıklığa kavuşturulması ve pekiştirilmesine odaklanıldı. ‘Müzakere metninde isteklerimizi, çözümlerimizi, önerilerimizi açıkça ortaya koyduk.’ İkinci haftada bunlar çevre bakanlarına sunulacak ve çok düzeyli ve kentsel iklim eylemlerinin ‘yavaş yavaş, ama kararlı bir şekilde’ sürece dahil edilmesi için çalışılacak.”

İKİNCİ HAFTA
LGMA, COP 30 Başkanlığı tarafından yayımlanan müzakere metni taslaklarını yakından incelemeye devam ediyor. Taslaklarda alt-ulusal aktörlere yönelik bazı atıflar yer alsa da özellikle vurgulanması beklenen çok düzeyli eylem kavramına dair açık bir ifade henüz yok.
LGMA COP 30’un bir uygulama COP’u olmasını ümit ediyor. Bu doğrultuda LGMA’nın iki temel beklentisi bulunuyor:
Bunun ilki NDC süreciyle ilgili. NDC Sentez Raporu, alt-ulusal aktörlerin iklim planlarına sağladığı katkıların olumlu olduğunu vurguladı. LGMA, bu değerlendirmenin ışığında artık bu yönetimlerin NDC sürecinde merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.
İkinci beklenti ise ulusal ve alt-ulusal hükümetler arasında işbirliğinin resmi UNFCCC sürecine entegre edilmesi. Bu doğrultuda LGMA, UNFCCC’nin COP32’ye kadar zorunlu bir çok düzeyli diyalog yürütmesini istiyor. Mart 2027’de yayımlanacak olan IPCC Şehirler Raporu’nun bulgularının bu diyalog kapsamında ele alınması ve İkinci Küresel Değerlendirme (Global Stocktake) için temel bir bilimsel zemin oluşturması talep ediliyor.
LGMA’nın pozisyonuna açık destek veren çok sayıda ülkeyle koordineli olarak çalışılıyor. Amaç, bu hükümetlerin LGMA’nin taleplerinin metne yansıması için COP Başkanlığı’na resmen talepte bulunması. Belém Belediye Başkanı, üst düzey genel kurulda yaptığı konuşmada LGMA’nın taleplerine güçlü biçimde destek verdi.

SONUÇ
LGMA, çok düzeyli yönetişimin UNFCCC sürecine, iklim hedefi ve eylemlerinin merkezine entegre edilmesini istiyor. Müzakereler devam ediyor…
LGMA’nın COP30 için Temel Mesajları
LGMA COP30’un şehirleri ve bölgeleri küresel iklim uygulamasının temel aktörleri olarak güçlendirmesi çağrısında bulunmaktadır. Ortak pozisyonu beş temel mesaj içeriyor:
- Çok düzeyli yönetişim ve kentleşme konusunda resmi bir UNFCCC çalışma programı oluşturulması.
- Uyum (adaptasyon) göstergelerinin yerel ihtiyaçlarla daha iyi uyumlu hale getirilmesi.
- Adil dönüşümlerde alt ulusal yönetimlerin rollerinin tanınması.
- İklim finansmanına yerel düzeyde erişimin artırılması.
- Çok düzeyli iklim yönetişiminin BM80 reformlarıyla ilişkilendirilmesi.
Bu tedbirler, müzakereden uygulamaya geçmeyi amaçlamakta ve “Global Mutirão” ruhu ile uyumludur. Ayrıca, UNFCCC kapsamında çok düzeyli eylem ve kentleşme konularında kaydedilen ilerlemelere ilişkin bir ek niteliğindedir.










