Fosil yakıtlardan çıkışa yönelik bir plan, Brezilya’nın Belém kentinde yaklaşık 200 hükümetin katıldığı iki haftalık konferansta en çok tartışılan konulardan biri. Bu hafta başında yayımlanan taslak anlaşmanın ilk versiyonunda konuya ilişkin bir dizi seçenek sunuluyordu. Ancak cuma günü şafak vakti yayımlanan metinde fosil yakıtlara ilişkin hiçbir ifade yer almadı. COP30 Başkanı André Corrêa do Lago müzakerecilere seslenerek “Kimin kazanacağı veya kimin kaybetmeye razı geleceğine odaklanmak yerine Paris Anlaşması rejimini işbirliği ruhuyla korumamız gerekiyor. Çünkü bunu güçlendirmezsek herkesin kaybedeceğini biliyoruz” dedi.
COP30 Başkanı Brezilya, zirveye dair yeni bir taslak metni dün erken saatlerde yayımladı. Bir önceki versiyonda yer alan fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik küresel bir plan geliştirme önerisi yeni metinde yer almadı.
Fosil yakıtlardan çıkışa yönelik bir plan, Brezilya’nın Amazon şehri Belém’de yaklaşık 200 hükümetin katıldığı iki haftalık konferansta en çok tartışılan konulardan biri. Ülkeler günlerdir, küresel ısınmanın ana sorumlularından fosil yakıtların geleceğini tartışıyor. Bu hafta başında yayımlanan taslak anlaşmanın ilk versiyonunda konuya ilişkin bir dizi seçenek sunuluyordu.
Almanya, Kenya ve ada devletleri de dahil olmak üzere 80’den fazla ülke, ülkelerin iki yıl önce COP28’de fosil yakıtlardan uzaklaşma sözünü nasıl yerine getireceklerini ortaya koyacak bir “yol haritası” için yoğun çaba harcıyor. COP30’daki müzakereciler, başta Suudi Arabistan olmak üzere petrol üreten ülkelerin buna karşı çıktığını bildirdi.
Cuma günü şafak vakti yayımlanan metinde fosil yakıtlara ilişkin hiçbir ifade yer almadı. Halen müzakereleri devam eden metnin kabul edilebilmesi için oy birliği gerekiyor. Brezilya’nın COP30 dönem başkanlığı, zirve mekanında çıkan yangının görüşmeleri saatlerce aksatmasının ardından, kilit müzakere bloklarıyla istişarelerde bulundu. Konferansın cuma günü sona ermesi planlanıyor, ancak görüşmelerin dünya çapındaki yıllık iklim müzakerelerinde sıkça görüldüğü üzere hafta sonuna sarkması da mümkün.
Uyum Finansmanı Yoksul Ülkeleri Hayal Kırıklığına Uğratabilir
Taslakta ayrıca, ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olmak için 2030 yılına kadar mevcut finansmanın 2025 seviyelerine göre üç katına çıkarılması için küresel çabalara ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Ancak bu paranın doğrudan varlıklı hükümetler tarafından mı yoksa kalkınma bankaları veya özel sektör gibi farklı kaynaklar tarafından mı sağlanacağı belirtilmedi. Bu durum, kamu parasının bu alana harcanacağına dair daha güçlü garantiler isteyen yoksul ülkeleri hayal kırıklığına uğratabilir.
Aşırı sıcaklarla başa çıkmak için altyapıyı iyileştirmek veya kötüleşen fırtınalara karşı binaları güçlendirmek gibi uyum yatırımları genellikle hayat kurtarmak için hayati önem taşır ancak çok az finansal getiri sağlar. Bu nedenle alana yatırım bulmak da oldukça zorlayıcı olabilir.
Taslak anlaşma aynı zamanda hükümetler ve Dünya Ticaret Örgütü de dahil olmak üzere çeşitli aktörlerin katılımıyla önümüzdeki üç iklim zirvesinde ticaret konusunda bir “diyalog” başlatmayı öngörüyor.
Bu, uzun zamandır ticaret endişelerinin dünya iklim zirvesinin bir parçası olmasını talep eden başta Çin olmak üzere bir grup ülke için bir kazanç olacak. Ancak bu durum Avrupa Birliği (AB) için rahatsız edici olabilir, zira bu tür tartışmalar çoğunlukla AB sınırda karbon vergisine odaklanıyor. Güney Afrika ve Hindistan ise vergiyi eleştirerek kaldırılmasını savunuyor.
Corrêa do Lago’dan İşbirliği Çağrısı
Petrol devletlerinin fosil yakıtlardan aşamalı çıkışa yönelik bir yol haritası planını engellemekle suçlandığı, gelişmiş ülkelerin yol haritasının kendileri için kırmızı çizgi olduğunu söylediği ve sivil toplumun zengin ülkeleri yoksul ülkelerdeki iklim eylemlerini finanse etme yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçladığı bir sürecin ardından, COP30 Başkanı André Corrêa do Lago işbirliği çağrısında bulundu.
COP30’da müzakerecilere seslenen do Lago, “Kimin kazanacağı veya kimin kaybetmeye razı geleceğine odaklanmak yerine Paris Anlaşması rejimini işbirliği ruhuyla korumamız gerekiyor. Çünkü bunu güçlendirmezsek herkesin kaybedeceğini biliyoruz” dedi.
“Aşırı Hava Olayları Burada Yaptığımız İşin Aciliyetini Gösteriyor”
Dünya şu anda, sanayi öncesi döneme göre, 2,6 derecelik felaket düzeyinde ısınmaya doğru ilerliyor. İnsanları iklim etkilerine karşı korumak için ayrılan fonlar ise yetersiz: “Aşırı hava olayları, burada yaptığımız işin aciliyetini gösteriyor.”
COP30 Başkanı, Paris Anlaşması’nın işe yaradığını ve eleştirilerin aksine söylenenden çok daha fazlasını başardığını hatırlattı: “Rejim ülkelerin ve insanların eylemlerinin yanı sıra iş dünyasının ve teknolojinin de eylemlerini hızlandırdı. Ama bunun güçlendirilmesi gerekiyor” dedi. COP kararları oy birliğiyle alınıyor ve bu da fosil yakıt zengini Arap grubu gibi küçük ülke gruplarına etkili veto hakkı veriyor. Ancak Do Lago, bu yöntemi savundu ve “Pek çok insanı çileden çıkaran aynı uzlaşı, bu rejimin gücüdür” diye konuştu. Do Lago, aynı zamanda iklim eyleminin muazzam faydalarını vurguladı: “Büyüme ve istihdam için inanılmaz fırsatlar sunan yeni bir ekonomi yaratıyoruz. Bu oldukça olumlu bir gündem. Bizi bölmemeli.”
Ancak iklim değişikliğini inkar eden Donald Trump yönetimindeki ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesinin bir meydan okuma olduğunu da sözlerine ekledi. “Ama şimdi ayrılıkları vurgulamayalım, anlaşmaya varmak için kalan anlarda bu rejimi korumamız gerekiyor.”








