Artan maliyetler, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri ve kırsal göç gibi sorunlar nedeniyle tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği tehlike altında. Öte yandan Ege Bölgesi’ndeki üreticilerin yaşadıkları ekonomik, sosyal ve çevresel sorunları ele alan MUPA raporunun sonuçlarına göre, çiftçilerin %68,8’i gelirinin giderlerini karşılamadığını belirtmekle birlikte çiftçilerin %74,5’i çocuklarının çiftçi olmasını istemiyor!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarım sektörü 2024 yılında 4,5 milyondan fazla kişiye istihdam sağladı. Ancak artan maliyetler, iklim değişikliği ve kırsal göç gibi etkenler nedeniyle tarımın sürdürülebilirliği giderek daha büyük bir risk altında. Öte yandan pandemi ve küresel krizler, tarımsal üretimi her ülkenin en kritik güvencesi haline getirdi.
Bir Tarım Kenti Olarak Muğla
Turizm destinasyonu olarak görülen Muğla aynı zamanda bir tarım kenti olarak yağlık zeytin üretiminde Türkiye’de ilk üçte, nar üretiminde ise ilk iki sırada yer alıyor. Türkiye’deki çam balı üretiminin de %80’ini Muğla karşılıyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi kuruluşu Muğla Planlama Ajansı’nın (MUPA) hazırladığı “Çiftçilerin Gözünden Tarımsal Sürdürülebilirlik: Çiftçilikte Ekonomik, Sosyal ve Çevresel Faktörler” adlı rapor, Ege Bölgesi’ndeki üreticilerin yaşadıkları ekonomik, sosyal ve çevresel sorunları ele aldı. Raporda, tarımsal üretim sürecinde çiftçilerin deneyimledikleri temel sorunlar, yaş grupları, cinsiyet, bölgesel farklılıklar ve ekonomik parametreler çerçevesinde değerlendirildi.
Çiftçilerin Mesleğe İlgileri Azaldı
Muğla, Aydın ve Denizli’yi kapsayan araştırmada ele alınan temel konular arasında çiftçilerin karşılaştıkları ekonomik zorluklar, tarımsal iş gücüne erişim problemleri, su kaynaklarına yönelik krizler, üretim maliyetlerindeki artışlar, kırsal kalkınma süreçlerindeki eksiklikler ve tarımsal destek mekanizmalarının etkinliği gibi unsurlar yer aldı. Çiftçilerin mesleklerine yönelik tutumları, çiftçilik mesleğinin algılanışı ve tarımsal üretimin geleceğine dair beklentiler de araştırma kapsamında değerlendirildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre, çiftçilerin mesleğe olan ilgileri giderek artan ekonomik sıkıntılar ve iş gücü sorunları nedeniyle azaldı. Çiftçilerin %68,8’i gelirinin giderlerini karşılamadığını belirtirken, %67,3’ü tarlada çalışacak işçi bulamadığını ifade etti.
Genç Nesil Alandan Uzaklaşıyor
Araştırmaya dair en kritik veri, çiftçilerin %74,5’inin çocuklarının çiftçi olmasını istememesi. Çiftçilik mesleğinin giderek daha az tercih edildiğini ve genç nesillerin bu alandan uzaklaştığına işaret eden araştırmaya göre, çiftçilerin önemli bir bölümü imkanı olsa bu mesleği bırakacak. Ayrıca çiftçiler, çocuklarının da çiftçilik mesleğine sıcak bakmadıklarını belirtti. Genç nüfusun sektöre olan ilgisinin azalması kırsalda iş gücü kaybına yol açıyor.
Rapora göre, üreticilerin en büyük sorunları arasında mazot (%38,7) ve gübre (%33,4) fiyatlarındaki artış yer aldı. Su sıkıntısı (%21,7) ve üretim maliyetlerinin yüksekliği (%21,3) öne çıkan diğer sorunlar arasında. Bununla birlikte hava koşulları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı sorunlar da çiftçinin üretimini zora sokuyor. Hayvancılıkta ise çoban bulmakta yaşanan zorluğun yanı sıra gelir-gider dengesi gibi yapısal sorunlar sıralandı.
Girdi Maliyetleri Çiftçiyi Zora Sokuyor
Araştırma sonuçları; çiftçilerin en büyük sorunlarının artan girdi maliyetleri, su kaynaklarına erişimde yaşanan sıkıntılar, iş gücü teminindeki zorluklar ve pazarlama süreçlerindeki belirsizlikler olduğunu vurguladı. Çalışmaya göre, tarım politikalarına yönelik çiftçilerin memnuniyet düzeyi düşük olmakla birlikte mevcut destek mekanizmalarının yeterince etkin olmadığı düşünülüyor.
Araştırma, çiftçilerin büyük bir bölümünün ekonomik olarak sürdürülebilir bir gelir elde edemediğini ve uygun koşullar sağlanırsa sektörü bırakma eğiliminde olduğunu gösterdi. Bu durum tarım sektörünün geleceğini ciddi bir risk altına sokuyor.
Raporda tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için şu adımların atılması öneriliyor:
- Çiftçilerin girdi maliyetleri düşürülmeli.
- Su kaynakları verimli yönetilmeli.
- Tarımsal destek mekanizmaları güçlendirilmeli.
- Çiftçilerin pazara erişim olanakları artırılmalı.
- Sosyal güvence, modern mekanizasyon destekleri ve eğitim programları geliştirilmeli.
- Tarım politikaları daha kapsayıcı ve çiftçilerin ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yeniden ele alınmalı.








