#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Çocuk

Çatışmalardan Etkilenen Çocuk Sayısı 35 Yılda İki Katına Çıktı

Eğitim, sağlık hizmetleri ve sosyal koruma gibi temel hizmetlere eşit erişimi güvence altına almak, çocukların refahını artırmada en kritik başlıkları oluşturuyor. Bugün dünya çapında çatışmadan etkilenen çocukların oranı, 1990’lardaki yaklaşık %10’dan bugün neredeyse %19’a yükselerek iki katına çıkmış durumda. Gündelik hayatı giderek daha fazla etkileyen iklim değişikliği de çocuklar için geleceği giderek daha kaygı verici bir hale sokuyor. Örneğin 5 yaş altı çocuklar, iklim değişikliğiyle ilişkili küresel hastalık yükünün %88’ini taşıyor.

Her çocuğun, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma, eğitim alma ve güvenli bir çocukluk geçirme gibi değiştirilemez haklarla doğduğu kabulünden yola çıkan Birleşmiş Milletler (BM), 1954 yılından bu yana 20 Kasım tarihini “Dünya Çocuk Günü” olarak kabul ediyor. Bu tarih önemli çünkü bir yandan 1959’da BM Genel Kurulu’nun Çocuk Hakları Bildirgesi’ni kabul ettiği bir tarih. Yanı sıra yine Genel Kurul’un 1989’da Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi kabul ettiği gün olma özelliğini de taşıyor.

Günümüzde dünya genelinde milyonlarca çocuk, doğdukları yer veya aile kökenleri, ırkları, etnik kökenleri veya cinsiyetleri ya da yoksulluk veya engellilik nedeniyle haklarından mahrum bırakılıyor. “Dünya Çocuk Günü” de tüm bu sorunlara dikkat çekerek dünya genelinde çocukların refahını iyileştirmeyi ve çocuk haklarını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Çocuklar: “Benim Günüm, Benim Haklarım”

Bu özel günün 2025 teması ise “benim günüm, benim haklarım” olarak belirlendi. Tema çocukların katılım hakkına vurgu yaparak, çocukların yaşamlarının nasıl olduğunu ve haklarının her gün nasıl eksik kaldığını veya neler talep ettiklerini anlamak için çocukları aktif şekilde dinlemeye teşvik etmeyi amaçlıyor.

Başta UNICEF’in katkıları olmak üzere, küresel çapta gösterilen büyük çabalara rağmen çocukların durumu hâlâ arzulanan seviyelerin çok altında. UNICEF’in “2025 Çocuklar için Görünüm: Çocukların Geleceği için Dayanıklı Sistemler İnşa Etmek” adlı raporuna göre, çocukların yaşamları, hakları ve refahı çatışma ortamlarında giderek daha fazla tehdit altında.

2023 yılında 473 milyon çocuk, yani dünya genelinde her altı çocuktan biri çatışmadan etkilenen bölgelerde yaşıyordu. Bu sayının 2024’te daha da artmış olması muhtemel olarak görülürken, çatışmadan etkilenen çocukların oranı, 1990’lardaki yaklaşık %10’dan bugün neredeyse %19’a yükselerek iki katına çıkmış durumda.

Yoksulluk ve İklim Değişikliği Çocukları Orantısız Etkiliyor

Yoksulluk da çocukları etkileyen bir başka sorun. Neredeyse 400 milyon çocuk, borç sıkıntısı yaşayan ülkelerde yaşıyor ve bu durum onların geleceğine yapılması gereken hayati yatırımları kısıtlıyor. Örneğin 34 Afrika Birliği ülkesinin 15’i artık eğitime ayırdığından daha fazla bütçeyi borçları için ayırıyor. Dünya genelindeki 40’tan fazla düşük gelirli ülke ise sağlık harcamalarının iki katını borç ödemelerine harcıyor. Sosyal koruma alanında ise gelişmekte olan ülkelerde borç servisine ayrılan kaynak, sosyal koruma harcamalarının 11 katı durumunda.

Dolayısıyla eğitim, sağlık hizmetleri ve sosyal koruma gibi temel hizmetlere eşit erişimi güvence altına almak, çocukların refahını artırmada en kritik başlıkları oluşturuyor. Bir yandan da gündelik hayatı giderek daha fazla etkileyen iklim değişikliği de çocuklar için geleceği giderek daha kaygı verici bir hale sokuyor. Çocuklar, fizyolojik ve gelişimsel özellikleri nedeniyle iklim değişikliğinden orantısız şekilde etkileniyor. Örneğin 5 yaş altı çocuklar, iklim değişikliğiyle ilişkili küresel hastalık yükünün %88’ini taşıyor.