#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
robin-canfield-MjPSnPNl_wE-unsplash kapak k

Brezilya’da İklim Değişikliğini Bu Yıl da Konuşma Zamanı: COP30

Brezilya’da iklim değişikliğini konuşmaktan daha fazlasını yapalım. Dünya şehirleri, her ay, iklim değişikliğinden arındırılmış sağlıklı yaşam için bir gelişme sağlamaya söz versin…

Prof. Dr. E. Didem EVCİ KİRAZ, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi, Disiplinlerarası Çevre Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı

COP30’da Sağlık

COP30 kapsamında, 12 Kasım 2025 tarihinde, Brezilya’nın Belém kentinde, İklim Tarafları Konferansı’nda (COP30), Sağlık Bölgesi’nde üst düzey yetkililer, iklim değişikliğinin sağlık, göç ve yerinden edilme üzerindeki etkilerini küresel düzeyde ele alacaklar. Bu önemli buluşma, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlık ve Göç Özel Girişimi, Birleşmiş Milletler (BM) Üniversitesi, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu ile Dünya Halk Sağlığı Dernekleri Federasyonu tarafından ortaklaşa düzenleniyor.

DidemEvciKiraz
E. Didem Evci Kiraz

İklim değişikliğinin sağlık etkilerinin göç ve yerinden edilme ile birlikte ele alınması çok da ilginç değil. Ancak iklim değişikliğinin sağlık etkilerinin diğer boyutlarının önüne geçmiş olması bazı “erken uyarı sinyalleri” olarak kabul edilebilir. Su kıtlığı ve onu takip eden gıda kıtlığı ve kirleticilerinden arınamama tehlikesiyle yüz yüze olan dünya ülkeleri, artan ve değişen nüfus yapılarına yeni, sağlıklı, güvenli, dirençli ve daha da önemlisi “İklim Değişikliğinden Arındırılmış Sağlıklı Yaşam” ortamları sağlamak için uğraşıyor olabilir mi? Çok ileri senaryolar gibi durmakla birlikte şayet ülkelerin iklim değişikliğini azaltım ve uyum stratejileri, gerçekçi, ölçülebilir eylemleri yoksa gelecek çok da parlak olmayacaktır. Cevap “Evet” ise hızla Türkiye olarak da bu yarışta yerimizi almamız gerekebilir. Resmi Gazete’de 29 Ekim 2025 tarihinde yayımlanan 10525 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda, Tedbir 706.2 iklim değişikliğinin sağlık etkilerine yönelik düzenlemeleri hızlandırmaya yöneliktir.

İklim Değişikliğini Konuşmaktan Daha Fazlasına İhtiyaç Var

Belém’de DSÖ tarafından gerçekleştirilecek üst düzey etkinlik iklimle ilişkili sağlık sistemleri, eşitlik, hazırlık ve hizmete erişim konularında somut politika önerileri sunmayı amaçlıyor. DSÖ’nün açıklamalarına göre; 2023 yılında ani hava olayları nedeniyle 20 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edilirken, 2050 yılına kadar iklim etkileri nedeniyle 216 milyondan fazla kişinin yer değiştirmek zorunda kalabileceği öngörülüyor. Bu durumun, özellikle kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskılar yaratacağı; gıda güvensizliği, bulaşıcı hastalıkların yayılımı ve sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlik doğuracağı vurgulanıyor. Brezilya, bu verilere ve açıklamalara kendi ile ilgili daha neler ekleyecek kim bilir?

COP30’un temel çıktısı olacağı beklenen Belém Sağlık Eylem Planı 13 Kasım Sağlık Günü’nde tanıtılacak. Belém Sağlık Eylem Planı sağlık sistemlerini, uyumu, eşitliği, iklim adaletini ve sosyal katılımı vurgulayan COP30’un temel stratejik çerçevelerinden biri olarak hazırlanmakta ve küresel toplumu iklime dayanıklı, sürdürülebilir sağlık sistemleri oluşturmaya yönelik harekete geçirmeyi amaçlıyor. Kabulünden sonra üzerinde çok fazla yorum yapılacağı açık. En öncelikli yorum, bütün bu eylem planları için gerekli olan bütçenin nereden ve nasıl elde edileceği olacaktır. Bütçe ne kadar önemli olsa da “İklim Değişikliğinden Arındırılmış Sağlıklı Yaşam” ortamları sağlamak için sağlık etki zincirlerine, bu zinciri oluşturan tehlike, etki, maruziyet, etkilenebilirlik ve gerçek riski ölçmek gereklidir. Ölçmek için göstergelere ihtiyaç vardır. Belém hazırlıkları iklim değişikliğinin sağlık etkilerini ölçmeye yönelik göstergeler listesi üzerinde de yoğunlaştı. Gelişmeler oturumlarda ele alınacak.

COP30 İklim ve Sağlık Gündemi incelendiğinde aşağıdaki başlıklardan oluştuğu görülüyor:

  • Adil geçiş,
  • Azaltım,
  • Çocuklar ve gençler,
  • Dayanıklılık,
  • Doğa temelli çözümler,
  • Ekonomi,
  • Enerji,
  • Eşitlik,
  • Evrensel sağlık güvencesi,
  • Gıda sistemleri,
  • Göç,
  • Hava kirliliği,
  • İletişim,
  • İyi oluş ekonomisi,
  • İzleme ve değerlendirme,
  • Kanıt,
  • Kentler,
  • Kırılgan gruplar,
  • Mesleki sağlık,
  • Müzakereler,
  • Net sıfır sağlık hizmetleri,
  • Ortak faydalar,
  • Ruh sağlığı,
  • Sağlık iş gücü,
  • Sağlık riskleri,
  • Sağlık için iklim hizmetleri,
  • Sıcaklık,
  • Tedarik zincirleri,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliği,
  • Yerli halklar,
  • Yönetişim.

Hepsi harika başlıklar ve içerikleri dolu dolu. İzlenmeli, değerlendirilmeli, bundan sonraki çalışmalar için kaynak, yol gösterici ve danışma adresleri olarak not alınmalı. Ancak artık konuşmaktan çok, aynı masa etrafında o gün ve o saatte birlikte bir plan yapıp, ertesi gün uygulamasına başlanmalı.

COP31 için COP30’a Çağrı: Dünya Şehirleri Her Ay İklim Değişikliğinden Arındırılmış Sağlıklı Yaşam için Bir Gelişme Sağlamaya Söz Versin!

COP31 için hesaplarsak: 12 ay=12 gelişme/şehir ve yaklaşık 2469501 şehirx12 gelişme= 29634012 gelişme yapar. Birbiriyle benzer gelişmeleri temizlediğimizi var sayalım ve bu sayıyı 25 milyon gelişmeye yuvarlayalım. COP31’de iklim değişikliğinin sağlık etkilerini önleyici 25 milyon gelişmeyi sunmak ne kadar keyifli olacaktır, değil mi? Türkiye’de 81 il için 972 gelişmeyi COP31’de sunmak için önümüzde bir yıl var.

WhatsApp Image 2025-11-01 at 17.57.26 (1)

Sağlık Pazarlık Konusu Değildir

DSÖ COP29 İklim Değişikliği ve Sağlık Özel Raporu’nda açıkça belirtilen bu tanımlama 25 milyon gelişmeyi sağlayacak eylemlerin hayata geçirilmemesinin affedilir olamayacağını vurguluyor. 25 milyon gelişmeden mahrum kalan bir dünyada çok sayıda insanı geride bırakmış olmaz mıyız?

İklim Değişikliği ve Sağlık Alanında Çin Dönemi

İklim ve sağlık çalışmalarında Amerika ile başlayan süreçte Kanada öne geçerken Avustralya’nın hızla yeni başlıklarla gündeme oturduğu bir dönem geçirdik. Şimdi ise Çin atak yaptı.

Çin Eylül 2024’te Ulusal İklim Değişikliği Sağlığa Uyum Eylem Planı’nı (2024-2030) yayımladı. Plan iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini ele alma yolunda geniş bir bakış açısına sahip. Ulusal Hastalık Kontrol ve Önleme İdaresi tarafından yönetilen ve 13 hükümet bakanlığı tarafından onaylanan bu plan, iklimle ilgili sağlık risklerini azaltmaya yönelik, koordinasyonu merkeze koyan ulusal çabayı öngörüyor. Planın içeriği şöyle özetlenebilir:

Stratejiler:

-Azaltma ve uyumu dengeleme ilkesine bağlı kalın.

-Sağlığa uyum kavramlarını iklim değişikliği politika sistemine entegre edin.

-Proaktif, bilimsel, sistematik ve koordineli uyum ilkelerini destekleyin.

-İklim değişikliğinden kaynaklanan sağlık risklerini önlemeye, sağlığa uyum eylemlerini güçlendirmeye ve sağlığı geliştirme yeteneklerini geliştirmeye odaklanın.

-Uyum bağlantı mekanizmalarının öncüsü olarak erken uyarı mekanizmaları oluşturun.

2025’e kadar hedefler:

-Çok katmanlı işbirliği mekanizmalarını geliştirin.

-İklim değişikliği ve sağlıkla ilgili politikalar ve standartlar için bir çerçeve oluşturun.

-İklime duyarlı hastalıklar için izleme sistemlerini güçlendirin.

-İklim değişikliği ve sağlık için değerlendirme göstergeleri geliştirin.

-Sağlık riskleri, güvenlik açıkları ve uyum kapasitelerine ilişkin değerlendirmelerin ilk turunu tamamlayın.

-Sağlığa uyum için önemli bilimsel araştırma ihtiyaçlarının bir listesini oluşturun.

2030’a kadar hedefler:

-Kapsamlı bir politika ve standart sistem oluşturun.

-İzleme ve erken uyarı yeteneklerini sürekli olarak geliştirin.

-Sağlık riskleri, güvenlik açıkları ve uyum kapasiteleri için değerlendirme sistemini olgunlaştırın.

-Kilit bölge ve sektörlerde uyum kapasitelerini ve iklim direncini önemli ölçüde artırın.

-Sağlığa uyum için destekleyici bir toplumsal ortam oluşturun.

WhatsApp Image 2025-11-01 at 17.57.26

Nüfusu en fazla olan ülkelerden başta gelen Çin’in iklim ve sağlık bakış açısı ve gelişmeleri dikkatle izlenmelidir. Nüfusu en yüksek ülke Hindistan da iklim ve sağlık çalışmalarına 2015’te başladı. 2015 yılından bu yana Hindistan’ın ısıya duyarlı eyaletlerinde ısıya bağlı hastalıklar (HRI) sürveyansı yapılıyor. Hindistan İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığı Ulusal Eylem Planı (NAPCCHH), sağlık hizmetlerini olumsuz etkilere karşı güçlendirmek amacıyla 2018 yılında hazırlandı. COP30 için bütçe ve uyumu ön plana koyduğunu belirtiyor.

İklim değişikliğinde etkilenebilirliği en yüksek olan ülkeler nüfus yoğunluğu en yüksek olan ülkeler olacaktır. O zaman Monako, Singapur, Hong Kong ve diğerleri iklim değişikliği ve sağlık alanında neler yapıyor? İncelemek ve gerekirse COP30 Belém kentinde onlara daha fazla yer vermek gerekebilir.

Brezilya’da Olmak Vardı

Sevgili kardeşim Makine Mühendisi Ömer Kürşat Evci Brezilya’da yaşıyor. Alanında uzman ve geridönüşüm dünyasında yenilikçi gelişmelere imza atıyor. COP30 için onunla birlikte Belém kentinde olmak ne güzel olurdu. İkimiz de alanımızın özelliklerine göre olayı değerlendirdiğimizde Amazonlar’da iki ekolojik ayakizi bırakacak kişinin az olmasının iklim değişikliği açısından daha iyi olacağına karar verdik. İkimiz de kendi alanlarımızda hâlâ iklim değişikliğine yönelik eylemlerin tam olarak gerçekleşmediğini biliyoruz. Ama kardeşimle olmanın büyük mutluluğunu yaşayamamak üzücü. Canım kardeşime selam ve sevgilerimi bu yazımla iletiyorum.

Daha fazla çalışmalı, odak noktamızı iklim değişikliği ve sağlık ekseninden ayırmamalıyız. Sevdiklerimizle daha uzun yaşamak için sağlıklı, güvenli, dirençli ve “İklim Değişikliğinden Arındırılmış Sağlıklı Yaşam” ortamları diliyorum.

Prof. Dr. E. Didem EVCİ KİRAZ

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi, Disiplinlerarası Çevre Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı