#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
sisifos 768x432

Bir Türlü Dolmayan Bardak ve Sisifoslar

Para, güç, hepsi gelip geçicidir. Asıl olan hayatın mucizesini sonuna kadar diğer insanlarla paylaşmak ve bu güzel mavi gezegende birlikte bir mutluluğu örebilmektir. Onun yolu da, galiba daha iyi bir dünya için durmadan su taşımaktan; o bardağı doldurmak için didinmekten geçiyor. Belki de hiç dolmayacağını bilerek yürüyüşe devam etmek.

Dr. Barış DOĞRU

Bundan yaklaşık 14 yıl önce, yani 2009 yılının Aralık ayında, ekoIQ’nun ilk sayısını hazırlarken bir yandan da Kopenhag’da gerçekleşen İklim Değişikliği 15. Taraflar Konferansı’nı takip etmeye çalışıyordum. Sonuçlar hiç de umulduğu gibi çıkmamış, genel bir umutsuzluk hali egemendi iklim mücadelesine, daha doğrusu gezegenin ve insanlığın iyiliğine gönül verenler arasında. O gün durumu “yarısı dolu bir bardak” olarak tariflemiştim. Ne yazık ki aradan geçen 14 yılda o bardak hiç dolmadı. Durmaksızın uğraşıp didinenler, bardağı doldurmak için su taşıyıp duranların büyük emeğine rağmen. Sanırım diğer yandan da bardağın dolmasına engelleyen bir dolu güç odağı bardağın dibinde birçok delik açıyordu. Ancak buna rağmen bardak hiçbir zaman tamamen boşalmadı.

Ve hâlâ umut varsa, dünya ve insanlık bir şekilde varlığını sürdürebiliyorsa yani dünya hâlâ dönüyorsa, işte bu insanların, onların oluşturduğu kurumların yüzü suyu hürmetine olmalı. Onlar çağdaş Sisifoslar olarak tanımlanabilir sanırım. Yunan mitolojisinde devasa bir kayayı bir tepenin en yüksek noktasına dek itmeye mahkûm edilmiş Sisifos’un hikayesinden elbette büyük farklılıklar var. Birincisi bu başkaları tarafından verilmiş bir mahkumiyet değil; insanlığın ortak mirasının kurduğu kolektif bilincin öznel yansıması; bir gönüllülük işi. Tam tepeye varacağını sandığı anda tekrar geriye yuvarlanan kayayı, çukurun dibinden tekrar iteklemeye başlamak bir başka bilinç hali. İşte bugünün Sisifosları böyle insanlar.

Ve bazıları anaokullarında öğretmenlik yapan, bazıları yeni teknolojiler geliştirmek için laboratuvarlarda dirsek çürüten; bazıları kapı kapı dolaşıp insanlara üzerlerine gelen felaketi anlatmaya çalışan; kitaplar yazan; bazen İsveç Parlamentosu’nun, bazen iklim zirvelerinin kapısında oturma eylemi yapan; bazıları işyerlerinde daha az atık, daha az emisyon için yöneticilerini ikna etmeye çalışan ya da kazandığı paraları insanlığın iyiliğine kullanmaktan çekinmeyen Sisifosların hikayeleri dört bir yanımızda.

Diğer yanda ise, büyük akıllarını, yaratıcılıklarını hiçbir zaman yiyemeyecekleri paralar kazanmak; bu paraları kendilerini hiçbir zaman mutlu etmeyecek devasa güçler elde etmek veya lüks tüketim malları için harcayanlar var. Ve kısacık bir hayatın kısacık bir bölümünde kontrolsüz bir güç elde etmek için halkları popülist kandırmacalara boğanlar…

Onlar bana her zaman, büyük sinemacı ve iletişimci Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane’deki o zavallı zengini hatırlatıyor. Ölürken söylediği son kelime olan “rosebud”ın, çocukluğunda elinden alınmış küçük kızağın ismi olduğunu filmin sonunda öğreniriz. Elde ettiği devasa güç ve paranın telafi edemediği bir kayıp mutluluk anı, hayatının sonunu kadar kovalar Kane’i…

Kıssadan hisse, para, güç, hepsi gelip geçicidir. Asıl olan hayatın mucizesini sonuna kadar diğer insanlarla paylaşmak ve bu güzel mavi gezegende birlikte bir mutluluğu örebilmektir. Onun yolu da, galiba daha iyi bir dünya için durmadan su taşımaktan; o bardağı doldurmak için didinmekten geçiyor. Belki de hiç dolmayacağını bilerek yürüyüşe devam etmek. ekoIQ, 15. yılında bunun için didinmeye devam edecek.

2025 herkes için daha iyi bir yıl olsun…

Dr. Barış Doğru

#ekoIQ ve iklimhaber.org Yayın Yönetmeni, Sürdürülebilirlik Uzmanı

Earth in uncharted territory after possibly hottest day ever recorded

İklim Değişikliği 41 Gün Fazladan Aşırı Sıcaklara Neden Oldu!

İklim krizinin 2024 yılında gezegen üzerindeki etkilerini inceleyen bilim insanları, iklim değişikliğinin geçtiğimiz yıl dünyada “tehlikeli seviyede 41 gün daha fazla sıcak gün” yaşanmasına neden olduğunu ortaya koydu.

Uluslararası bilim insanlarının bir araya geldiği World Weather Attribution (WWA) ekibinin 2024 yılına dair analizleri, insan kaynaklı faaliyetlerin aşırı sıcak günlerin artışındaki belirleyici rolünü ortaya koydu. Analize göre, insan faaliyetlerinin yol açtığı iklim değişikliği, bu yıl dünya çapında 41 gün daha fazla tehlikeli seviyede sıcak gün yaşanmasına sebep oldu.

İklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olayları bu yıl en az 3 bin 700 insanın hayatını kaybetmesine yol açarken, 26 hava olayını daha şiddetli hale getirdi. Birçok aşırı hava olayında iklim değişikliği El Nino’dan daha güçlü etkiye sahip oldu.

Uzmanlar, tüm ülkelerin 2025 ve sonrasına yönelik hazırlıklarını hızlandırması gerektiğini söylüyor. Aşırı hava koşullarıyla dolu bir geleceği önlemek için fosil yakıtlardan uzaklaşılması gerektiğini kaydeden uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadelenin bir an önce güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

afsinelbistan

İnsan ve Çevre Sağlığını Tehdit Eden Afşin-Elbistan A Termik Santralı’nın Yeni Ünitelerine Onay

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na iki yeni ünite eklenmesine onay verdi. İklim ve çevre STK’ları santralın ekonomik ömrünü tamamladığını yanı sıra çevre ve insan sağlığına ciddi zarar vermesi nedeniyle kapatılması gerektiğini savunuyor. Afşin-Elbistan A Termik Santralı’nın emisyon verileri, yönetmelik sınırlarının bir buçuk kattan sekiz kata kadar aşıldığını da gösteriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na iki yeni ünite eklenmesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna onay verdi. Çelikler Holding, devir sözleşmesinde yer alan iki yeni ünite yapımı için bir süre önce Bakanlığa başvurarak ÇED sürecini başlatmıştı. Santraldaki ünite sayısını altıya çıkaracak projeye izin süreci bir yılda tamamlanmış oldu.

Kararla ilgili olarak kurumun internet sitesindeki paylaşımında, “Afşin Elbistan A Termik Santralı V. ve VI. Ünite İlavesi projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan ÇED Raporu İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Proje ile ilgili olarak komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak Bakanlığımızca ‘Çevresel Etki ve Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verilmiş olup; söz konusu projeye ait nihai ÇED Raporu ve eklerinde belirtilen hususlar ile 2872 sayılı Çevre Kanuna istinaden yürürlüğe giren yönetmeliklerin ilgili hükümlerine uyulması, mer’i mevzuat uyarınca ilgili kurum/kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması gerekmektedir” denildi.

Çelikler Holding bünyesindeki Afşin-Elbistan A Termik Santralı’ndaki iki yeni üniteden her biri 344 MW gücünde olacak. 5. ve 6. Ünitelerin faaliyete geçmesiyle birlikte santralın toplam kurulu gücü 2.043 MW’a çıkacak. Yıllık 11 milyon ton kömürün yakılacağı ünitelerin, üç buçuk yıl içinde devreye alınması planlanıyor. Ünitelerin işletme ömrünün 35 yıl olacağı değerlendiriliyor.

İklim ve çevre STK’ları Afşin Elbistan A Termik Santralı’nın ekonomik ömrünü tamamladığını, yanı sıra çevre ve insan sağlığına ciddi zarar vermesi nedeniyle kapatılmasını savunuyor. Afşin-Elbistan A Termik Santralı’nın emisyon verileri, yönetmelik sınırlarının bir buçuk kattan sekiz kata kadar aşıldığını gösteriyor.

Hayata geçirilmek istenen yeni ünitelerin sağlık etkisinin korkunç boyutlara ulaşmasından endişe ediliyor. Yeni bir çalışmanın sonucuna göre, iki ek üniteden kaynaklanacak hava kirliliği, 35 yıllık işletme süresi boyunca 2.268 erken ölüme yol açacak. 2.896 çocuk astım hastası olurken, kirlilik 907 bebeğin erken ve 514 bebeğin gelişimini tamamlamadan düşük ağırlıkla doğmasına neden olacak.