COP30’un ev sahibi ülkesi Brezilya, sağlık bakanlıklarının iklim bozulmasının etkilerine yanıt vermesine yardımcı olacak ve “çocukları ilk kez savunmasız bir grup” olarak tanımlayan Belém Sağlık Eylem Planı’nı ortaya koydu. Plan, çocukların farklı ihtiyaçlarını dikkate almanın yanı sıra uluslararası çabaların yoğunlaştırılmasında önemli bir adım olarak yorumlandı.
Perşembe günü Birleşmiş Milletler (BM) iklim görüşmelerinin başlangıcında, ev sahibi ülke Brezilya, sağlık bakanlıklarının iklim bozulmasının etkilerine yanıt vermesine yardımcı olacak bir plan olan Belém Sağlık Eylem Planı’nı ortaya koydu.
“İklim Krizi, Bir Sağlık Krizidir”
Belém Sağlık Eylem Planı, çocukları ilk kez savunmasız bir grup olarak tanımlıyor. Brezilya Sağlık Bakanlığı’nın planla ilgili hazırladığı belgede şu ifadeler yer alıyor: “İklim krizi, bir sağlık krizidir. Sıcak hava dalgaları, seller ve kuraklıkların salgınlarla bağlantısını gösteren kanıtlar, iklim değişikliğinin dünya genelinde hayatları riske attığını ve sağlık sistemlerine aşırı yüklediğini gösteriyor. Sağlık, iklim politikalarında yer kazanmaya başlasa da ilerleme parçalı ve yetersiz fonlanıyor. Brezilya, Belém’deki COP30’un ev sahibi ülkesi olarak, taahhütten uygulamaya geçiş sürecini hızlandırma ve UNFCCC Taraflarını ve herkesi iklim ve sağlık eylemi için küresel bir çabaya dahil etme fırsatını değerlendiriyor.”
Plan, Oxford Üniversitesi Blavatnik Hükümet Okulu’nun çocuk ve iklim girişimi de dahil olmak üzere dünya çapındaki sağlık bakanlıkları ve araştırma kuruluşlarıyla işbirliği içinde geliştirildi. Belém Sağlık Eylem Planı’nın çocukların farklı ihtiyaçlarını dikkate alması, uluslararası çabaların yoğunlaştırılmasında önemli bir adım olarak yorumlandı.
“Çocukların İklim Değişikliğinden En Çok Etkilenen Grup Olduğu Yadsınamaz”
Çocuklar ve İklim Girişimi Direktörü Alan Stein şunları söyledi: “Çocukların iklim değişikliğinden en çok etkilenen grup olduğu yadsınamazken, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarının farklı çocuk gruplarını belirli şekillerde ve belirli yerlerde nasıl etkilediğine dair kesin mekanizmaları henüz açıklığa kavuşturmadık. Bu ayrıntılı bilgiler, çocukları korumak amacıyla uygun uyum ve azaltım eylemlerinin geliştirilmesi için gerekli kanıtları oluşturmak açısından kritik öneme sahip. Girişimimiz, dünya çapında bu ayrıntılı kanıtları geliştirmek için var.”








