#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Antropojenik

Antropojenik Kaynaklı Kirlilik Deniz Ekosistemlerini Baskılıyor

Denizel ekosistemlerde meydana gelen değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Murat Yabanlı, antropojenik kaynaklı kirlilik sorununa işaret ederek mikroplastikler başta olmak üzere plastik atıklar, ağır metaller, kimyasal kirleticiler, petrol sızıntıları ve radyoaktif atıkların deniz yaşamını tehlikeye attığını ve gıda zinciri yoluyla sağlık riskleri oluşturduğunu belirtti.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Yabanlı, denizel ekosistemlerde meydana gelen değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AA’nın haberine göre Yabanlı, okyanuslar, denizler, kıyı bölgeleri ve mercan resiflerini içeren deniz ekosistemlerinin dünya üzerindeki yaşamın büyük bir bölümüne ev sahipliği yaptığını ve canlılığın devamı için hayati öneme sahip olduğunu belirtti.

Deniz ekosistemlerini baskılayan faktörlerin başında antropojenik kaynaklı kirlilik sorununun geldiğini aktaran Yabanlı, mikroplastikler başta olmak üzere plastik atıklar, ağır metaller, kimyasal kirleticiler, petrol sızıntıları ve radyoaktif atıkların deniz yaşamını tehlikeye attığını ve gıda zinciri yoluyla sağlık riskleri oluşturduğunu ifade etti.

“Karbondioksit Deniz Suyunun Asitleşmesine Neden Oluyor”

İklim değişikliğinin denizel ekosistemlere yansımasının, deniz suyu sıcaklığında artış ve buzulların erimesine bağlı deniz seviyesi yükselmesi şeklinde olduğunu söyleyen Yabanlı, “Üretim faaliyetleri esnasında ve taşıtlardan atmosfere salınan karbondioksit, buradan denizlere giriş yaparak deniz suyunun asitleşmesine neden oluyor. Bu da özellikle kabuklu deniz hayvanları, mercanlar ve diğer kalsiyum karbonat yapıları oluşturan canlılar için büyük bir tehdit. Alg patlamaları da deniz yaşamı için önemli bir sorun. Denizel ekosistemlere diğer insan etkileri aşırı avlanma, yapılaşma, tatbikatlar ve deniz taşımacılığı olarak ifade edilebilir” dedi.

“Denizel Besin Zincirinde Bir Halkada Görülecek Zarar, Tüm Ekosistemi Etkileyecektir”

İklim değişikliğini azaltma ve balıkçılık yönetimini iyileştirmenin gelecekteki kümülatif etkileri düşürmede kilit rol oynayacağını vurgulayan Yabanlı, şöyle devam etti: “Science’ta yayımlanan makale, deniz ekosistemlerinin önümüzdeki 25 yıl içinde insan faaliyetlerinden çok daha fazla etkileneceğinin ve bu durumun özellikle kıyı habitatları ile deniz kaynaklarına bağımlı ülkeleri tehdit edeceğinin uyarısı niteliğindedir. Çözüm olarak sıkı iklim eylemi ve sürdürülebilir balıkçılık politikalarının hayata geçirilmesi kritik derecede ön plana çıkıyor. Kıyı bölgeleri halihazırda açık denizlere göre 1,7 kat daha fazla etki altında ve gelecekte de en yüksek risk, bu bölgelerde olacak. Ayrıca sıcaklık değişimine toleransı düşük olan deniz canlıları için risk söz konusu, yani bütünüyle bakılacak olursa denizel besin zincirinde bir halkada görülecek zarar, tüm ekosistemi etkileyecektir.”

“Tek Kullanımlık Plastiklerden Vazgeçilmesi Gerekiyor”

Denizel ekosistemleri korumak için tek kullanımlık plastiklerden vazgeçilmesi gerektiğini dile getiren Yabanlı, plastik yerine doğada çözünebilir materyallerden üretilen ürünler ya da matara gibi birden çok kullanılabilen eşyalar tercih edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Yabanlı, çevre bilincini artırıcı eğitimlere ağırlık verilmesi, fosil yakıt tüketimini azaltarak denizlerin ısınması ve asidifikasyonun azaltılması, fazla deterjan, pestisit ve gübre kullanımının sınırlandırılması tavsiyelerinde bulundu.